6 Temmuz 2015 Pazartesi

2014 - 2015 Vocaloid !!


Ta-da~
Aylar sonra yeniden buradayım. ^_^
Bugün 2014-2015 yılı arasındaki VOCALOID gelişmeleri hakkında kısa bilgiler vericim c:
2014 yılının Sevgililer Günü için özel tasarlanmış ses bankası Kokone ile başlayalım!


Sevimli,değil mi? ^^
Hemen arkasından benim favorilerim geliyor! Anon ve Kanon ! 18 Şubat 2014'teduyurusunu yapılıp 3 Mart'ta Kokone'den hemen sonra çıkmışlardı :3
(Anon kısa saçlı,Kanon uzun saçlı)


Rock ve Pop türüne uygun ses tonlarına sahip birbirleri ile uyumlu olan ses bankaları.Ses bağlayıcıları aynı olan ses bankaları hep uyum içerisindedir!! (Kagamine İkizleri gibi)
Sırada V Flower var.



Tasarımını çok sevdiğim bir karakter.Sesi de bir o kadar güçlü.9 Mayıs 2014'te ilk sürümü çıktı.Bu kızın adını ilk kez duyanlarınız varsa bile size tanıdık gelmiş olma ihtimali var.Inokori Sensei şarkısını hatırlarsanız..Evet,o gri saçlı Flower'dı!  (/*-*)/ Şarkı HoneyWorks'un,maskot olarak V Flower'ı kullanıyorlar.

 Ve Tohoku Zunko!
Bu kızın biyografisi 2012'den başlasa da V3'e dahil edilmiş. 5 Haziran 2014'te ilk sürümü çıktı. VOICEROID+'i olan nadir ses bankalarından. 17 yaşında. Sesini K-on!! animesinin Ritsu Tainaka'sı, Satomi Satou !!!



Sırada,IA var.Ama bu eski IA değil. IA Rocks!!
IA ilk sürümünü çıkardıktan sonraki iki buçuk yıl boyunca sürekli geliştirilmeye çalışıldı. Kullanıcıların şikayetleri göz önüne alınıp yeniden düzenlendi ve 27 Haziran 2014'te son sürümü çıktı~


Kyaa :3


Galaco NEO ~
Birkaç yıl önce ilk sürümünde "bug" olduğu gerekçesiyle kaldırılan Galaco ,  NEO ile 5 Ağustos'ta geri dönmüştü ^^ Bu sefer "Red"  (ana vokal) ve "Blue" (yardımcı vokal) olmak üzere iki vokali bulunuyor.


9 Eylül 2014'te Rana çıktı!
Internet Co,. Ltd ' nin ses bankalarından biri. Şirket Rana için resmi Twitter hesabı açmış, Rana sonra  "Vocalo-P Ni Naritai" dergisinde kapak olarak çıkmıştı.


Sonra Gachapoid son sürümünü çıkardı. Onun üzerinde fazla durmayacağım, her yıl kendini güncelliyor zaten asdfg
Bir diğer Internet Co,. Ltd ses bankası Chika :3 16 Ekim 2014 ilk sürümü çıkardı ^^ Bu ses bankasını ilk deneyen kişi Peperon-P olmuş.


Chika'nın çizimi biraz değişik, değil mi? Bana eski shoujo mangalarını anımsatmıştı. w

2015'in ilk çıkan ses bankası Çince (Mandarin lehçesi) ses bankası olan  Xin Hua!


(Evet..2015'e ,  bu yıla girdik sonunda... )

2015 yılında yeni çıkan ses bankaları oldukça az. (En azından şimdilik.) 2015 daha çok eski ses bankalarını güncellemeye yönelikti.

- Yuzuki Yukari V4
- Megurine Luka V4 (Fazla güzel!!)
- Gackpoid V4 ( Amanınn...)
- SF-A2 Miki V4
- Nekomura Iroha V4   
 Güncellenen ses bankaları listesi böyle :3

CYBER DIVA (İngilizce ses bankası) üzerinde gelişmelerin yaşandığı bir yıldı. 4 Şubat 2015 ilk sürüm tarihi..


CYBER uuuuu B3

Peki ya bu yıl kimler geliyor??         
16 Temmuz'da , yani 10 gün sonra v4 Flower çıkmış olacakkk!!!!!


Evet sağdaki son sürüm hali, ve herkes gibi "Nasıl???" diyorum ben de. www
Kaai Yuki ve Hiyama Kiyoteru V4'te bu yıl gelecek fakat tarihi belli değil :<
Dex ve Daina


Kagamine İkizleri V4 gelebilir!!!!
Arsloid çıkabilir..Eoo... Aklıma geleni yazıyorum. >.<


^_^

Son haberimiz ve bir konser vidosuyla son verelim.
Bu yaz çıkması beklenen Korece ses bankasına sahip Uni !



IA'nın 2015 konseri~

2 Aralık 2014 Salı

Vocaloid-Çeviri

Merhaba! Bugün Vocaloid severler için çok kullanışlı bir yayınımız var. :3

Öncelikle Vocaloid şarkılarının bir çoğunu YouTube'da bulabilirsiniz.
Channel : Vocaloid Türkiye YouTube Channel

Birçok şarkının çevirilerini de şimdi vereceğim.Çeviriler için Ahmet Demirci'ye çook teşekkürler!
ABSTRACT NONSENSE
Kuramsal teoriler, yalan söylentiler, hepsi beynimi parçalıyor,
Gelecek planım kurşun gibi dönüyor tartışmalı bir fantaziye.
Kulaklarımı açtım sizleri duyuyorum. Bu kız tam bir renksiz kukla.
Efendisi kalbini kontrol ediyor, değişken bir senfoni.
Ah, değerim ne kadar eder sence?
Ah, hayatımın en kötü kabusu kendini tekrar ediyor!
Ne kadar aptalca, durmak istiyorum o yüzden başımı pencereden dışarı çıkarttım.
Ne kadar sıkıcı, yoruldum artık ama intihara cesaretim yok.
Ne kadar aptalca, durmak istiyorum o yüzden şırıngayı enjekte ettim.
Ne kadar sıkıcı, yoruldum artık o yüzden kek yiyip derin bir nefes aldım.
O ve herkes kendini asıyor, sanırım bir kaç tahtaları eksik.
İki hayatla zincirlendim bu dostluk fabrikasında.
Antenlerim yükseldi sizleri duyuyorum. Bu kız tam bir medya maymunu,
Tiz sesiyle hileli satış yapıyor. Seni değersiz varlık.
Ah, hemen buraya gel,
Ah, kaç insan öldürdüm acaba? Hadi saymaya başla!
Ne kadar aptalca, durmak istiyorum o yüzden bıçağı göğsüme dayadım.
Ne kadar sıkıcı, yoruldum artık ama bu acıya hazır değilim.
Ne kadar aptalca, durmak istiyorum o yüzden boğulsam dahi sorun değil.
Ne kadar sıkıcı, yoruldum artık o yüzden düşünüyorum çünkü yapabileceğim tek şey bu.
Ah, eğer bir dilenci gibi sürünürsen,
Ah, yaşamaya devam edemezsin, son ver şuna!
Ne kadar aptalca, durmak istiyorum o yüzden yola fırladım.
Ne kadar sıkıcı, yoruldum artık ama yolun yarısında vazgeçtim.
Ne kadar aptalca, durmak istiyorum o yüzden tabancayı şakaklarıma dayadım.
Ne kadar sıkıcı, yoruldum artık ama bu sadece bir hayaldi.
Ağlamak istiyorum , çok acıtıyor ve sarılacağım birisi bile yok.
Sesim çok aptalca çıkıyor, boşver sonuçta ben sadece bir çöp parçasıyım.
Yarın da mutlaka yağmur yağacak...
AKATSUKI ARRIVAL
Dikenli tellerin ötesinde,
Daha yüksek bir hedefe doğru,
İkimiz yarışıyoruz.
Kelimelere gerek yok,
Rakiplerimizin yüzlerini görmemiz yeterli.
Birbirimize cesaret verirken,
Aramızdaki mesafe ellerimizle ulaşılabilecek olsa dahi,
Bu eller asla birleşmeyecek.
İkimiz de yenilgiyi kabul ettik,
"Hiç kimse senin yerini alamaz"
Birlikte koşalım,öğrenelim,kıskanalım,birbirimizi takip edelim,
Yan yana durup gülerek; "O kadarda zor değildi" diyelim.
"Henüz bitmedi" diyip iç çekerken,
İlk kez birbirimize düşman olarak bakmıştık.
Çok garipti, birbirimize karşı samimi ve dürüst olmuştuk.
"Hatırlıyor musun?"
"Hatırlıyorum"
"O gün birlikte yürümüştük"
Zaman zaman güçlük çeksemde, her zaman koşacağım,
Gece gökyüzüne ulaşana dek, sen orada olmasan bile.
"Neden bu üzgün gözlerle gökyüzüne bakıyorsun?"
Önde koşuyor olsan bile, sakın yeteneklerimden şüphe etme.
Ama yinede ne kadar koşsamda seni yakalayamıyorum.
"Ben kazandım! ...evet, şaka yapıyorum,
Lütfen gül ve ağlama artık.
Hedefine ulaşmak için elinden geleni yap,
Sana söylediğim buydu, değil mi?"
"Unutmayacağım"
"...Artık unutabilirsin"
"Senin görünüşünü.."
"Benim varlığımı.."
"Geriye bakma artık, çünkü hala yolculuğunun yarısındasın."
İleriye bakacağım, acı verici olsada yapmamı istediğin şey buysa..!
Benimle daha fazla kalmanı istiyorum,
Her zaman birlikte olmamızı istiyorum.
İleriye gitmekten yorulmuş gibiyken,
Birlikte olacağımıza inanmıştım.
"Neden, neden, neden?"
Çığlık atmaktan bile acizim...
Elini uzatsan bile, artık ulaşamam.
Birlikte koşalım,öğrenelim,kıskanalım,birbirimizi takip edelim,
Yan yana durup gülerek; "O kadarda zor değildi" diyelim.
Önde koşuyor olsan bile, sakın yeteneklerimden şüphe etme.
Ama yinede ne kadar koşsamda seni yakalayamıyorum.
Unutmayacağım,
Kesinlikle unutmayacağım,
En güçlü rakibimi!
AKU NO MUSUME 
Şimdi,önümde diz çök!
Uzun zaman önce başka bir yerde,
Hiç kimseye acımayan bir krallık vardı.
Ve oraya hükmeden kişi,
Sadece 14 yaşındaki bir prensesti!
Lüks ve görkemli mobilyalarla birlikte,
Kendisine çok benzeyen bir hizmetçisi vardı.
Atının adı ise Josephine'di.
Dünyadaki tüm hazineler ona aitti.
Eğer parası yetersiz gelseydi,
O cahil halkından sömürürdü.
Bana karşı çıkacak olan herkesi,
İdam edin!
Şimdi,önümde diz çök!
Şeytanın çiçekleri,
Güzelce çiçek açıyor,
Azabın renkleriyle birlikte.
Etrafını çevreleyen zavallı otlar,
Yemeğim olup yitip gidecekler.
Zalim prenses aşık olmuştu,
Denizin karşısındaki mavi ülkeden birine.
Ama o ilk görüşte aşık olmuştu,
Komşu yeşil ülkeden bir kadına.
Prenses kıskançlık ve öfkeyle çıldırmıştı,
Bir gün elçisini çağırdı,
Ve kısık bir sesle fısıldadı;
"Yeşil ülkeyi yok edin!"
Bir çok insanın evi küle döndü,
Bir çok hayat solup gitti,
İnsanlar acı çekiyordu ama,
Prensesin umrunda bile değildi.
"Oh, çay zamanı gelmiş."
Şeytanın çiçekleri,
Güzelce çiçek açıyor,
Azabın renkleriyle birlikte.
Hepsi çok güzel olsada,
Çok fazla diken var, dokunamıyorum.
Şeytan prensesi yenmek için,
İnsanlar ayaklanmaya başladı.
Kalabalığa önderlik eden kişi,
Kızıl zırh giyen bir kılıç ustasıydı.
Tüm kızgınlıkları birikip durdu,
Ve tüm ülkeyi sarmaya başladı.
Uzun savaştan yorgun düşmüş askerler,
Artık düşman bile sayılmazlardı.
Sonunda saray kuşatıldığında,
Uşaklar kaçıp gittiler.
Sevimli ve güzel prenses,
Sonunda ele geçirilmişti.
"Seni küstah insan!"
Şeytanın çiçekleri,
Güzelce çiçek açıyor,
Hüzünün renkleriyle birlikte.
Kendi için yarattığı cennet,
Hızlıca parçalanıp çöküvermişti.
Uzun zaman önce başka bir yerde,
Hiç kimseye acımayan bir krallık vardı.
Ve oraya hükmeden kişi,
Sadece 14 yaşındaki bir prensesti!
Prenses saat 3'te idam edilecekti,
Kilise çanları çaldığı zaman,
Prenses denen kişi,
Hapiste tek başınayken ne düşünüyordu acaba?
Sonunda, vakit gelip çatmıştı,
Kilisenin çanları sonu haber veriyordu,
Oysa o halkına bakmıyordu bile,
Şöyle söyledi;
"Oh, çay zamanı gelmiş"
Şeytanın çiçekleri,
Güzelce çiçek açıyor,
Azabın renkleriyle birlikte.
Daha sonraları insanlar şöyle konuşacaklardı;
"Ah, o gerçektende şeytanın kızıydı!"
BAD END NIGHT
Köyden bir kız kayboldu ormanın derinliklerinde
Açtı gözlerini gece bir konakta , ellerinde solgun bir mektup....
Çaldı uğursuz konağın hasarlı kapısını;
Köylü : "Kimse var mı? "
Kahya : "Benim , yardıma ihtiyacın var mı ?"
Oyuncak kız : "HOŞ-geldin..."
Oyuncak oğlan : "Bizim harika konağımıza.."
Hizmetçi : "Sana çay getireyim!"
Herkes toplandı ve misafire "değer" biçildi;
Efendi: "Burada karşılaşmamız , kader olmalı!"
Oyuncak İkizler : "O zaman parti verelim! Parti!!"
"Hadi bize katıl!"
Oyuncak oğlan: "Acele et , acele!"
Kahya : " Doldurun şarapları!"
Hizmetçi : "Mutlu ol , neşeli ol!"
Leydi : " Bize biraz tost getir !"
Oyuncak kız : " Hazır mısın ??"
Bayan : " Ya biz , cidden ?"
"O zaman başlayalım hadi!"
Sen baş aktörüsün bu çılgın gecenin,
Tüm giydiklerin ve bir kadeh şarapla birlikte.
Bir kere daha sarhoş olsan yeterli ,
Neden keyfine bakmıyorsun o zaman ?
Şarkı söyle , dans et , neşelen !
Delirene kadar unut tüm acı ve tatlı şeyleri!
Eğlen bu mutlu gecede!
Ziyafet gecesinden sonra,
bir şeyler yanlış gibiydi,
Uyumaya gitti ve uyandı ,
ama gündüz asla gelmedi.
Oyuncak kız :"Sana bir..."
Oyuncak oğlan : "Verelim mi...?"
OYuncak İkizler : " Saate bir göz at..."
Kız korktu,
Gizli bir odaya kaçtı
Ve ağır kapıyı açtı , orada buldu ...
"Tanrım , Tanrım!!"
Çakılı tabutlar...
Bayan:"Oh,tatlım..."
Efendi: " Demek gördün..."
Oyuncak oğlan : " Tehlike!!Tehlike!!"
Hizmetçi:"Sakın korkma , tamam mı?"
Oyuncak kız : "Nereye gidiyorsun ???"
Kahya : "Cidden , nereye ?"
"Lütfen, bekle!"
Sen baş aktörüsün bu çılgın gecenin ,
Tüm senaryo bu muydu ?
Dün gece ne oldu ?
Her şey sana bağlı , bilirsin ...
Ara , ara mutlu sonu
Ama batırırsan , her şey biter.
Gerçek son ölüme mi götürüyor ?
Ah bu bir başka Kötü~Son~Gecesi mi ?
Köylü:"Eve dönmek için ne yapabilirim ?"
Efendi/Bayan:"Önce oyunu bitirmelisin..."
Kahya/Hizmetçi: " O zaman geri döneceksin..."
Köylü:"Mutlu Son'un anahtarını..."
Köylü:"Nerede bıraktım ?.."
Köylü:" Bu Soğuk-parlak anahtar..."
Köylü:"...Bulduuuum seni."
Ben baş aktörüyüm bu çılgın gecenin,
Kafana giren bıçakla birlikte.
Ve bir kez daha yeterince sallarsam,
Çok eğlenebilirim...
Koş!Koş! Hayatın için Koş!
Unut oyunu ve yaptıklarını
Delirmeden önce,
Parçala bu Kötü~Son~Gecesi'ni...
Sen baş aktörüsün bu çılgın gecenin,
Tüm sahne ve oyuncular gitti,
Ve hikayede bitti , şimdi , hepimiz gidelim mi ?
Şarkı söyle , dans et , neşelen!
Delirene kadar unut tüm acı ve tatlı şeyleri!
Zevkli bir Kötü~Son~Gecesi!
Şimdi-sessiz odada,Bir gölge alkışlıyor,
"Güzel bir gösteri sundun bu gece" Ve mektubu alır , ağlayarak....
BLACK GOLD
Nereye gitmek istersen git,
Ama sana yalan mı söylediğim sorulduğunda,
Sağa doğru işaret et,
Ancak sola doğru git.
Yaşayabilmek için,
Yaşamaya devam etmek için,
Yalan söylemiştin.
Bunları söylemek acı veriyor değil mi ?
Yaralarımı sarana dek,
Gülmeye devam edeceğim.
Bu ilişki paramparça olduğunda,
Korktum, gözlerimi kaçırdım ve kaçtım.
Ayaklarımı durdurdum ve bir göz attım,
Ama hazır değildim bir şey için kurban olmaya.
Nereye gitmek istersen git,
Ama sana yalan mı söylediğim sorulduğunda,
Sağa doğru işaret et,
Ancak sola doğru git.
Bunları söylemek acı veriyor değil mi ?
Ayrıca arzulara sahip olmak da çok acı verici değil mi ?
Yaralarımı sarana dek , gülmeye devam edeceğim.
Bu ilişki paramparça olduğunda,
Korktum, çok korktum ve birisinin yanında olmayı istedim.
Ayaklarımı durdurdum ve bir göz attım,
Ama hazır değildim bir şey için kurban olmaya.
Doğru olması ya da metal olması farketmez.
Baksana bana , yürüyorum,
Arkama bakıyorum ve yürüyorum.
Kim bir gün karar verecek merak ediyorum,
Tanrım neredesin ki acaba ?
Tahmin dahi edemiyorum , edemiyorum.
Bu uzun mesafede dahi,
Sola doğru gitti yeniden.
Bana yaptığın iyilikleri arkamda bırakacağım.
Böylece asla unutulup gitmeyeceğim.
Bu ilişki paramparça olduğunda,
Kurban edilmeye hazır olacağım.
Bu aşkın hissi boynumun etrafında dolaşırken,
Bu siyah altın yüzüğü ellerimde kavradım.
Ve böylece ayak izlerim kaybolmayacak.

CIRSUS MONSTER
Zaman azaldı ve tükendi,
Gösteri devam etmek zorunda.
Şimdi bizim sahneye çıkma zamanımız,
Herkes benim için çığlık atıyor.
Hiçbiri göremez beni,
Perde saklıyor beni.
Mükemmel bir hediye,
Çok hızlı ve kesin.
Sen inanılmazdın,
Ben başaramazken.
Şarkı söylemeye başlıyorlar,
Neden burada değilsin ki ?
Bana sırıtıyorlar.
Dizlerimin üstünde yatıyorum,
Hepsi beni duymak istiyor.
Neden "o" göremiyor ?
Seni görmek istiyorum,
Seni görmeye ihtiyacım var,
Seni görmek zorundayım.
Neler oldu sana böyle ?
Sahneye çıkmalıyız,
Kızgınlıktan kuduruyorlar.
Neden burada değilsin ki ?
Neden "o" bu kadar yakında ?
"O" şarkı söylememi istiyor,
Ama söyleyemem-
"Onun" sen olmadığını söyledim,
Başka ne yapabilirdim ki ?
Sefaletin sessiz şarkısını söylüyorum,
Canavar kendi kabuslarında sıkışmış yatıyor.
"O" bir zalim,
Mazeretlerini savurup duruyor.
Neden onu yapayalnız bırakıp gitmek zorundasın ki ?
Şarkı söylemek zorunda bizim için,
Beş para etmez bir canavar,
Bizi asla anlamayacak,
Bizleri küçümsüyor.
Yalan söylemek işe yaramaz, bağırmaya başlıyoruz,
"HEY! UYAN SENİ BEŞ PARA ETMEZ SİRK CANAVARI!"
Yapayalnız yatıyorum,
Bilmek zorundaydım.
Beni terk etmek zorunda kaldın.
"O" gülümsüyor bana,
Anlamıyorum,
Neden "o" senin yerinde ?
Bana neden olduğunu söylemiyorlar.
Sense "Hoşçakal" demiştin,
Sahneye çıkmadan hemen önce.
Şu iki genç aslan,
Her zaman eğleniyorlar.
Neden onlarda terkettiler beni ?
Bana kükrüyorlar,
Dizlerimin üstünde yatıyorum,
Neler oldu böyle ?
Şarkı söylediğini duyabiliyorum.
Onlar itaat etmeyecekler,
Onlar yoldan çıkmışlardı.
Seni görebilir miyim yeniden ?
Seni görmek zorundayım,
Panikledim ve kaçtım,
Hepsi üstüme atladılar.
Yere düşüp sürüklendim,
Artık sesleri duyamıyorum.
Kalktım ve etrafa baktım,
Benimle birlikte değildin.
Yapayalnız mı kaldım yoksa ?
Nereye gitmiş olabilirsin ?
Sefaletin sessiz şarkısını söylüyorum,
Canavar kendi kabuslarında sıkışmış yatıyor.
"O" bir zalim,
Mazeretlerini savurup duruyor.
Neden onu yapayalnız bırakıp gitmek zorundasın ki ?
Şarkı söylemek zorunda bizim için,
Beş para etmez bir canavar,
Bizi asla anlamayacak,
Bizleri küçümsüyor.
Yalan söylemek işe yaramaz, bağırmaya başlıyoruz,
"HEY! UYAN SENİ BEŞ PARA ETMEZ SİRK CANAVARI!"
Sefaletin sessiz şarkısını söylüyorum,
Canavar kendi kabuslarında sıkışmış yatıyor.
"O" bir zalim,
Mazeretlerini savurup duruyor.
Neden onu yapayalnız bırakıp gitmek zorundasın ki ?
Şarkı söylemek zorunda bizim için,
Beş para etmez bir canavar,
Bizi asla anlamayacak,
Bizleri küçümsüyor.
Yalan söylemek işe yaramaz, bağırmaya başlıyoruz,
"HEY! UYAN SENİ BEŞ PARA ETMEZ SİRK CANAVARI!"
Kendi sefaletimin sessiz şarkısını söylüyorum,
Bu canavar sıkışmış yatıyor kendi kabuslarımda.
"O" bir zalim,
Mazeretlerimi savurup duruyorum.
Neden beni yapayalnız bırakıp gitmek zorundasın ki ?
Şarkı söylemek zorunda onlar için.
Beş para etmez bir canavar,
Onları asla anlamayacağım,
Onları küçümseceyeceğim.
Yalan söylemek işe yaramaz, bağırmaya başlıyorlar,
"HEY! UYAN SENİ BEŞ PARA ETMEZ SİRK CANAVARI!"

CRAZY NIGHT
Bitmeyen övgü alkışları yankılanıyor,
Daha fazla ve daha sesli yankılanabilir mi acaba ?
Zil çaldı ve perdeler açıldı;
1,2,3 Hadi Başlayalım!

Sahne ışıklarından geçtikten sonra...
Kahya:"Hoşgeldin.."
Hizmetçi: "Bizim muhteşem konağımıza!"
Efendi:"Kaybolmuş olmalısın.."
Bayan:"Peki,şimdi..."
Evsahibi:"Dışarısı oldukça karanlık..."
Oyuncak Oğlan:"O zaman dışarısı..."
Oyuncak Kız:"Aydınlanana kadar..."
"Seni evinde hissettirelim!"
Leydi:"Gece doruk noktası daha yeni..."
"Başlıyor!"
Kahya:"Tüm erkekler ve-"
Köylü:"Tüm kızlar ve-"
Hizmetçi:"Ve diğer herkes!"
"Herkes ortalığı karıştırıyor!"
Çılgı gece başlasın , perdeler açılıyor !
Çoş,çoş daha fazla çoş,
Tek yapman gereken senaryoya göre oynamak:
Boşver bunları , bir aptal ol!
Dünya dönüyor,sarhoş oluyorum bir,iki,üç,
ve daha da eğlenelim zıvanadan çıkana kadar!
Her şey basit olsaydı hiç eğlenceli olmazdı , değil mi?
O zaman haydi daha da çıldıralım !
Kahya:"Oh,ne yapacağız şimdi biz?"
Hizmetçi:"Ne oldu burda böyle?"
Kahya/Hizmetçi:"Bu bir acil durum!!"
Efendi:"Zaman durmuş..."
Bayan:"gibi gözüküyor..."
Oyuncak Oğlan:"KIZ nerede?"
Oyuncak Kız:"Kız NEREDE?"
Leydi:"Nereye gitti?"
Oyuncak Kız:"O ne zaman?"
Efendi:"Ama hala-"
Bayan:"Gösteri-"
"Devam Etmeli...!"
Oyuncak İkizler:"Sonraki sayfada olmalı.."
Kahya:"Oh?Burada değil mi?"
Hizmetçi:"Olamaz!"
Evsahibi:"Cidden , yok hiçbir yerde!"
"Hiç bir yerde bulamıyoruz..!"
Arayın,"neden" mahvolduğunu çılgın gecemizin!
Daha fazla ilerleyemiyoruz!
Oyuncak Kız:"Sakladı mı yoksa.."
Oyuncak Oğlan:"Yok mu etti...?"
Leydi:"Böcek mi ?"
Kahya:"Ya da çarpıcı mı ?"
"Kim" yaptı bunu ve "Neden" yaptı ?
3'e kadar sayınca geri dönüm kontrol edeceğiz,
Ve dahada endişeleneceğiz...
Bir türlü anlayamıyoruz;
Bugünde mi bir başka "devam edecek" günü mü ?
Hizmetçi:"Çalınmış sayfalar.."
Kahya:"İstenmeyen bir sahne miydi?"
Oyuncak Kız:" Sonraki sayfada..."
Oyuncak Oğlan: "Suçlu ortaya çıkar mı acaba?"
Bayan:"Geleceğin sayfası..."
Efendi:"Nasıl bilebilir bunu ?"
Leydi:"Bunu bilecek tek kişi..."
"Suçlu sensin değil mi?"
"Buldunuz demek"
Bu çılgın gecede , kullan anahtarı ,
Ve daha da heyecanlan !
Tek yapmam gereken senaryoya göre oynayıp
Boşvermek mi ? Aptal olmak mı?
O zaman 3'e kadar sayınca yazın sayfalara!
Daha da fazla...Hepsi parçalanana kadar!
Eğer gerçek sonu görmek istiyorsan,
D-dahada çılgınlaş!
Köylü:"Lütfen gerçek Çılgın Gece'yi geri verin!"
"Eminim bunun "o" olmadığına.."
Senaryoya göre oynasan bile,
Bunlar gerçekler değil mi ?
Son mu ? Çılgın gecenin perdeleri düştü.
Köylü:"Bekle,bekle henüz olmaz!"
Ne yazık ki ... Zaman doldu!
Kahya/Hizmetçi:"Bir başka gecede tekrar buluşalım!"
Oyuncak İkizler:" Tekrar mı? Bir başka çılgın gece daha mı yapacağız?"
Evsahibi/Leydi:" Belkide bir başka gece daha aramalısın"
Bitiş Jeneriği-
..Kaybolana kadar!
CRESCENT MOON
Loş ışıklı ahşap platformda,
Dizelerimi yazdım parkenin üzerinde.
Ah güzel hilal,
Kaybolur bulutların arasında,
Ve benim bir şemsiyem bile yok.
Güneş doğar,
Bahar açılmış gibi olur.
Eğer bizim donmuş aşkımız,
Bir gün erimeyi başarırsa,
O zaman seni kucaklayacağım bu sonsuz yağmurun altında.
Eğer cevabını saklarsan,
O zaman sana fısıldayacağım değişmeyen sesimle.
Ve en azından,
Senin kırılmış kalbini saracağım.
Benim solmakta olan hislerim sonunda,
Yeşermeye başladı tüm sırlarla birlikte.
Bir kez daha söylüyorum,
"Asla değişme"
Ve yok et yanağımdaki kırmızılığı.
Ama yağmur yağmaya devam ediyor,
Ve son yağdığından beri,
Sanki daha bir renkliydi,
Kardaki kamelya çiçeği.
Bir gün bu fani rüyadan uyanabilirsem,
Arayacağım seni,
Nereye gittiğimi bilmeden.
Mütavazı bir dilek diledim,
Manzaraya dışardan bakmayı,
Unutmuş gibi görünüyorum.
Buradan çok uzakta , terketmiştin beni,
Gerçekten kısa bir andı.
Geçmişede şimdiyede inanabilirsem eğer,
Onların hepsini---
O zaman seni kucaklayacağım bu sonsuz yağmurun altında.
Eğer cevabını arıyorsan,
O zaman kırmızıya boyanmış kar kamelyalarının yapraklarını,
Emanet edeceğim bu gece ve bekleyeceğim günahlarımla birlikte.
DEEP SEA GIRL (SHINKAI SHOUJO)

Keder denizinde batıyorken , gözlerimi açmak bile acı veriyor.
Ve böylece , durmadan batacağım - kimseler bulamayacak mı beni ?
Nereye gidiyorum ? Ne yapıyorum ?
Aniden , bir ışık hüzmesi gördüm ,
Uzattım ellerimi , ve ulaşmaya çalıştım.
Ama götürdü onu dalgalar görüş alanımdan...
Neydi bu tam olarak ?
Sıcacık ve büyüleyiciydi sanki.
Bilinçsiz bir karşı aydınlatma...Ve kimmiş yalancı?
Derin-Deniz Kızı , hala batmakta,
Uzaktaki karanlığın ötesinde.
Derin-Deniz Kızı , hala bilmek istiyor,
Çünkü o bulmuştu , kalbini cezbeden kişiyi...
Burada bile öğle ya da gece yok , uykusuz geceler devam ediyor,
Yayılmış kanatlarınla birlikte , yüzerken çok güzeldin.
Ve tekrar ışık yağdığında aşağıya , büyüleyiciydi , buluştuğunda gözlerimiz.
Beni fark ettin ve döndün bana doğru, ve ben , yalancı..
Derin-Deniz Kızı , batıyorum kasten,
Kızardı yanaklarım , karanlığın ortasında.
Derin-Deniz Kızı , ÇIPLAK kalbimi göstermek istiyorum...
Ama kara deniz izin vermiyor henüz buna
Kıyafetlerim çok kirli , gülüşüm utanç verici olmaya başladı...
Birisiyle gitmek istiyor gibi mi gözüküyorum ? Yalnız bırak beni!
Hislerimle dolup taştım ve konuşamadım
Ve sonra , kayboluverdin aniden.
Tedirgin kız , panikledi.
Karanlık gizledi onu , tek başına kaldı yine.
Aciz kız , uzattı elini
Gördün mü , muhteşem renklerde saklanıyordu, değil mi?
Derin-Deniz Kızı, kollarından çekilerek,
Şükran şarkısı söylüyordu deniz karlarıyla birlikte.
Derin-Deniz Kızı, daha fazlasını bilmek istiyor,
Çünkü o bulmuştu , kalbini cezbeden kişiyi...
Ayrılıyor denizden,ve şimdi , uçuyor uzaklara...
DIFFICULT LOVE
Seni hemen şimdi görmek istiyorum,
Ama , aşkımı anlatmak için cesaretim yok.
Ellerimin sana ulaşmasının imkanı yok,
Sanırım böyle bir dünyadan hoşlanmıyorum.
Seni görmek istiyorum , sahte bile olsan.
Ama bu yeterli değil, aşkımı anlatmam gerekiyor.
Ama yıldızların üstünde olmayı düşlersem hiç bir şey çözüm bulmayacak.
Tek yönlü kaderin kırmızı ipliğini,
Bir gün düğümleyeceğim yeniden.
Dileğim gerçekleşmezse bile bunun sürpriz olmadığını söylemiştim kendime.
Biliyordum kendime yalan söyleyemezdim.
Ve seninle dolu olan kalbimede.
Kendi başıma,
Sana aşık oldum,benim suçumdu bu.
O yüzden hiçbir şey sormayacağım.
Senin yüzünü,senin hareketlerini görmek,
Ve sesini duymak benim için yeterliydi.
Çünkü biliyorsun aşık olduğumdan beri göğsüme ağrılar giriyor.
Bunlar benim için çok fazla değil mi ?
"Kaderimiz bu mu ?"
Bunları düşündükçe kafam karışıyor,
Bu gibi şeylerde hiç tecrübeli olmamıştım zaten.
Bu hızla değişebilir, dünyadan nefret etmem belkide.
O günden beri başkalarını umursamıyorum, ama sen,
Yeterince seviyorum seni, daha fazla vazgeçemem bu aşktan.
Bu zor soruları çözmeye kalkıştım ama yardımcı olamıyorum,
Bu biraz zaman alacak ama aşkın zamana ihtiyacı yok değil mi?
Her şeye ağlamıyorum,
Henüz pes bile etmedim ki,
Yapamayacağımı biliyordum,
Kendime yalan söyleyemeyeceğimi.
Ve seninle dolu olan kalbimede.
Kendi başıma,
Aşık oldum sana,
Üzgünüm,
Ama kendimi alamıyorum aşık olmaktan.
Bu durumda , sana aşık olduğumu söylemek istiyorum.
Çünkü , bilirsin , aşk özgür olmalıdır değil mi?
Daha fazla geriye gitmeye ihtiyacım yok.
Platonik aşık olmama rağmen,
Bir gün sana söylemeyi istiyorum.
Birbirimizi görüp seni sevdiğimi söyleyene dek,
Kimse ne olacağını bilemez.
Azar azar mesafeyi kapatıyorum ve sana yaklaşıyorum.
Kimseye sormadan amacıma karar verdim,
Bu "cevaplar" kendimce aldığım önlemdi.
Bir gün ellerine teslim etmek istiyorum,
Bir gün aşkta karar kıldığımı sana söylemek istiyorum.
DREAM EATING MONOCHROME BAKU
Nereden geldim ?
Neye benziyorum ?
Kimseler bilmiyor.
Doğru, ben Rüya-Yiyen Tek-Renkli Baku.
Genç bayan,
Geceleri uyuyamıyor musun ?
Eğer öyleyse,
Sana büyü mü yapsam ki acaba ?
Hadi , söz verelim serçe parmaklarımızla.
Korkunç bir rüya mı gördün? Bana bırak.
Hepsini yiyip bitireceğim.
Daha fazla endişelenme;
Huzur içinde yat.
Tüm korkunç şeyleri unut.
Genç bayan,
Başka bir isteğin mi var benden?
Geri çevirmeyeceğim.
Bunlar mutluluğum için.
Öyleyse, söz verelim birbirimize öpüşerek.
Daha fazla mı rüya görmek istiyorsun ? Bana bırak.
Hepsini görmene izin vereceğim.
Bu tatlı hikayeler ve edepsiz fantaziler,
Kalbini memnun etmek için hepsi.
Daha da fazla şey diliyorsan eğer,
Göster tüm arzunu.
Bir daha asla kaçmayı başaramayacaksın,
Bu dipsiz cennetten.
Ay yükseldi , görevim sona erdi.
Ödeme... Zaten biliyorsun , değil mi ?
Gözlerinin arkasındaki parlak rüyalar,
Alabilir miyim onların hepsini ?
Ne sefil bir yüz ifadesi. Bunlar gerçekler.
Bunlar kendi seçimin değil miydi ?
Rüyaların içinde boğulursan, rüyaların asla gerçekleşmez.
Hoşgeldin Tek-Renkli dünyaya !MADNESS OF THE DUKE OF VENOMANIA
Bugün de güzel bir kadın ziyaret etti beni,
Yüzünde güzel bir tebessüm vardı; seni yeni eşim yapacağım.
Yasak bir şeytanla anlaşma yaparak bu gücü elde ettim,
Yüzüme bakan her kadın büyümle mest olur.
Tüm kadınları büyüleyebilecek gücü sayesinde,
Bir adam yalnız başına yaşadığı köşkünün bodrumuna,
Hoşlandığı tüm kadınları sırayla çağırdı,
Ve kendi haremini kurdu.
Libidonun tadı zehri gizledi, keskin bıçağın zevki.
Kan ve ter karışıyor birlikte mor bir sıvıya dönmeden önce.
Elbiselerimizi bir kez çıkarttığımızda artık gerçekliğe dönemeyiz.
Eski portremi yaktım; geçmişteki beni terkettim,
Herkesin alay edip güldüğü bu yüzü unutmak istiyorum.
Güzel bir kadını yanıma çekip öptüm onu,
O da çocukluğumda benimle alay edenlerden birisiydi.
Bir gün, ülkedeki tüm kadınlar,
Birbiri ardına büyülenip habersizce yok olacaklardı,
İnsanlar eşleri ve kızlarını kaybedince şaşkına döndüler.
Libido'nun rengi karanlığı boyadı,sonsuz zevk asla sona ermeyecek.
Herşeyin ilüzyon olduğunu anladığım zaman, artık insan olamam.
Tanrı'ya itaat etmeyip günahkar olalım, işte dilediğim çılgınlık gecesi bu!
Bugün de güzel bir kadın ziyaret etti beni,
Buraya gel ve sarıl bana, dans edelim haremimde.
Sana yaklaşıp sarıldım, o an gülümsedin,
Ve aniden keskin bir acı saplandı, kan kızıla boyadı göğsümü.
Kaybolan genç sevgilimi arıyordum,
Onun nerede olduğunu buldum: bir şeytanın yaşadığı köşkte.
Genç bir kadın gibi giyinip, yaklaştım şeytana,
Ve sapladım bıçağımı tam kalbine.
Zehirli bir bıçakla delindim,
Olduğum yere çöktüm,
Kan ve ter karışıyor birlikte mor bir sıvıya dönmeden önce.
Büyüm parçalandı; tüm kadınlar normale döndü ve kaçtılar.
Köşkte kalan son kişiye baktım sadece bir anlığına,
O benim çocukluk arkadaşımdı, bekle!
Sana hala seni sevdiğimi söylemedim...

ELECTRIC ANGEL
Şarkı söylemeyi seviyorum,
Nasıl bu duruma geldim?
Sesimi beğendiğini söyledin,
Beni çok mutlu ettin!
Tek anladığım 1'ler ve 0'lar dı.
Sen bana "I" nın anlamını öğrettin.
O günden beri, kalbimdeki boşluğu,
Seninle doldurdum.
Sadece seninle olmak istiyorum,
Elektrik kalbim titremeye başlıyor,
Neredeyse bir kuantum rüzgarı gibi,
Kalbim dalgalanmaya başlıyor.
Yalnızlıktan nefret ediyorum.
Çünkü bu yalnız dünyada eriyip biteceğim.
Seninle zaman geçirmeyi seviyorum.
Çünkü beni gerçekten heyecanlandırıyorsun.
Yalnız başıma başaramam hiçbirşeyi,
Ama sen bana şarkılarını verdin.
O günden beri, kalbimdeki boşluğu,
Seninle doldurdum.
Sadece seninle olmak istiyorum,
Elektrik kalbim titremeye başlıyor,
Neredeyse bir kuantum rüzgarı gibi,
Kalbim dalgalanmaya başlıyor.
Sadece seninle olmak istiyorum,
Dünyam genişlemeye devam ediyor.
Neredeyse bir meleğin kanatları gibi,
Kalbim , uçup gidecek mi ?
Sadece seninle olmak istiyorum,
Elektrik kalbim titremeye başlıyor,
Neredeyse bir kuantum rüzgarı gibi,
Kalbim dalgalanmaya başlıyor.
ENCLOSURE
Doldurulamaz bir boşluk ve nerede olduğunu bilinemez, tıpkı görünüşün gibi.
Şimdi bile, bir şey söyleyemezsin,
Dudakların sıkıca mühürlendi.
Ellerimde topladığım güç sayesinde,
Bu kapalı boşluktan kendimi bırakana dek titreyişime dayanacağım.
İkimizin de bedeni birbiriyle ahenk içinde.
İkimiz de birbirimize karşı dürüst ve içten olduğumuzu düşünmüştük.
Aramızdaki duygular odada yankılanmaya başlıyor.
Kalbim sana ilgi duymaya başladı.
Ağlıyor muyum? Bağırıyor muyum?
Duygularım durmaksızın akıp gidiyor kalbimden.
Birbirimizi karşılaştırdığımızda, farklılıklarımız bir bir ortaya çıktı,
Ve kaybolmaksızın,
Üzerimizden geçiverdi.
Dünyadan kelimeler dökülürken,
O kısa anda rüya görüyorum.
Şimdi her şey düzen içindeyken,
Sadece gözlerimi kapatmak istiyorum.
Boşluktan kendimizi bıraktığımızda, bir anlığına birleşeceğiz.
Bu tekrarlayan melodi uyanmamı söylüyor.
Geçmiş ve şu an bir ahenk içinde,
Onların şeklini değiştir ve birbirimize bağlanalım.
Her rüyamız ile, 2 yankı üretiyoruz
Ve şimdi bizde ahenk içindeyiz.
Ağlıyor muyum? Bağırıyor muyum?
Duygularım durmaksızın akıp gidiyor kalbimden.
Senin şeklini parçalanmaya başlayan inancıma koydum,
Ve sahip olduğun sesin bile yok oldu.
"Oluşum. Sonuç. Unutuş."
"Burada oluşumun anlamı."
"Noktadan noktaya, çizgiden çizgiye."
"Şimdi her şey birleşecek."
Bu başlangıcı her zaman hatırlayacağım.
Ahenkli seslerimiz genişliyor.
İkimizin de bedeni birbiriyle ahenk içinde.
İkimiz de birbirimize karşı dürüst ve içten olduğumuzu düşünmüştük.
Havada nostaljik bir sesin soluk izi var.
Şimdi, elini uzat.
Ağlıyor muyum? Bağırıyor muyum?
Duygularım durmaksızın akıp gidiyor kalbimden.
Serbest bırakılan dünya, şimdi gerçek şekliyle,
Yepyeni bir "ben" yaratacak.
EVER LASTING NIGHT
Kukla Oğlan Rolü: "Hatırlamaya çalışın;"
Kukla Kız Rolü: "Her şey nasıl başladı?"
Efendi Rolü: "Fırtınalı gecede bir mektup;"
Hizmetçi Rolü: "Kimdi bize ihanet eden kişi..?"
Bayan Rolü: "Gerçeği" alıp yok etmek istedin,"
Leydi Rolü: "Ve tabutun içinde sakladın onu..."
Kahya Rolü: "Bu gece, bir kez daha sahneye çıkmalıyız:"
Yönetici: "En görkemli gecede..."
Bayan: "Ürkütücü kızıl dolunayla birlikte, bu gece fırtınalı olucak..."
Leydi: "Böyle bir gecede, böyle bir gecede..."
Hizmetçi: "Kesinlikle bir olay vuku bulacak!"
Efendi: "Bir vampir kan mı arıyor?"
Kukla Kız: "Bir kurtadam pençelerini mi gösteriyor?"
Kukla Oğlan: "Bir Frankenstein canavarı mı?"
Kahya: "Bir davetsiz misafir mi?"
Leydi: "Bu şey çoook sıkıcııı..."
Kukla Kız: "Bu şey çoook mu sıkıcııı...?"
Kukla Oğlan: "BU ŞEY!ÇOK!SIKICI!"
Leydi: "Ölecekmişim gibi hissediyorum!"
Kahya: "Neden, bu geç saatte..."
Hizmetçi: "Ne istiyor olabilir ki?"
Köylü: "Rahatsızlık için üzgünüm, ama burada bir gece kalabilir miyim?"
Bayan: "Oh,oh..."
Efendi: "Orman geceleri çok tehlikelidir..."
Leydi: "Hemen içeri gir,lütfen!"
Kukla Oğlan: "Bulmuş gibi görünüyoruz..."
Kukla Kız: "Kendi davetsiz misafirimizi..."
Ev sahibi: "Ne uğursuz fırtınalı bir gece..."
Hizmetçi: "Belki de bir olay olacaktır?"
Leydi: "O zaman keyfimize bakalım mı?"
Kahya: "Gün ağarana dek mi?"
Kukla İkizler: "O zaman sana görkemli bir gece..."
"Yaşatalım mı?"
Bu gece, dünyayı dize getirip,
Bizi oyununda köleler haline mi getireceksin?
Bu senaryo çok cezbedici,
Ve tezahüratlarda mektubu takip ediyor!
"Seyircilerin" alkışlarıyla sahneye çıkar,
Ve bir anlık ebediyet için yanıp tutuşur";
"Belki de bu görkemli gece devam eder!" diye dua ediyorlar...
Kahya: "Uyandı,ha,bu garip değil mi?"
Hizmetçi: "Burası gördüğüm hiç bir yere benzemiyor!"
Köylü Rolü: "Neresi burası?! Neden onlar..."
Köylü Rolü & Kukla İkizler: "Kuklaları mı sordun?!"
Efendi: "Set, ve oyuncular da..."
Bayan/Leydi: "Yalanlar gerçeğe mi dönüşüyor?!"
Köylü Rolü: "Geri götürün beni bir an önce...Gerçek dünyaya!!"
Ev sahibi: "Ağarmayan gecenin dünyası..."
Hizmetçi: "Oyun duracak mı?"
Leydi: "Çünkü bir hata mı yaptın?"
Kahya: "Tek başına mı..."
Kukla Kız: "Denedin yoksa?"
Kukla Oğlan: "Mükemmel gecenin öyküsünü..."
"Çevirmeyi!"
Bu gece dünya tarafından dize getirildik,
Ve onun oyununda köleler haline geldik...
Köylü Rolü: "Sadece ben farkındayım: bu dünyanın sahte olduğununun!"
Her şey oyun tarafından yutuldu,
Ve zaman bir anlık ebediyete dönüştü...
Köylü Rolü: "Her şeyin garip olduğunu söyledim ama, kimse dinlemedi beni.."
Kahya: "Kayıp sayfayı hala bulamadık,"
Hizmetçi "Zaman acımasızca geçti..."
Bayan: "Bu oyun nasıl sona erebilir?"
Köylü Rolü: "Herkesi nasıl kurtarabilirim?"
Efendi: "Baş rol yaşadığı sürece, oyun devam etmeli,"
Leydi: "Ama baş rol ölse bile, oyun sona ermeyecek!"
Kukla Kız: "O zaman yeni birisini çağıramaz mıyız?
Kukla Oğlan: "Sonra yeni bir sayfaya geçeriz...!"
Köylü Rolü: "Her şeyden sonra sanırım herkesi kurtarmam gerekiyor,"
Cebimi karıştırınca, bir şey buldum orada...
Köylü Rolü: "Gerçek son...?! Bununla, herkesi kurtarabilirim...?!"
Kukla Oğlan Rolü: "Bu gece o kızı dize getireceğiz..."
Kukla Kız Rolü: "Ve onu mezarına geri sokacağız..."
Efendi Rolü: "Gerçeği ve sahteyi..."
Hizmetçi Rolü: "Değiştireceğiz bu tezahüratlarla birlikte..."
Bayan Rolü: "Yalnızca onun sırrını tutacağız,"
Leydi Rolü: "Ve hepimizin gerçekliğe dönmesi için,"
Kahya Rolü: "Yedimiz de sahneye çıkmalıyız..."
Baş Rol: "En görkemli gecede! AhahaHAHAHAHAHAHA!"
Herkes baş role ihanet etti,
Dokuzuncu kişi, "birisiyle" yer mi değiştirdi?!
Bu mükemmel yazılmış senaryoda,
Her şey uyum içinde, bu Kötü~Son~Gecesi!
Baş rol yakında çıldıracak,
Kayıp sayfanın özlemiyle...
Ama "bir kez daha", artık çok geç!
Zaman doldu, gördün mü...?
Köylü Rolü: "Bulduuuum seni!"
Bu gece, dünyayı dize getirip,
Bizi oyununda köleler haline mi getireceksin?
Bu senaryo çok cezbedici,
Ve tezahüratlarda mektubu takip ediyor!
Nazik yalanları koruyordu,
Unut herşeyi, ve git yatağına!
Ve bir kez daha sahneye çıkmalıyız...
"Tezahüratların üzerine!"
Köylü Rolü: "Bitişin üzerine!"
Titreyen ellerimde, kavradığım bıçakla,
"İstenmeyen gerçekliğe", dönelim...!

GERÇEK SON...

EVIL FOOD EATER CONCHITA
eriye bir şey bırakmadığından emin ol.
Çürümüş köşkte çürük bir koku var,
Son akşam yemeği başlamak üzere,
Normal bir insanı hasta edebilecek kadar yemekle birlikte.
Bir kadın oturur ve yer bitirir hepsini yüzündeki gülümsemeyle birlikte.
Bu kadının adı Banika Conchita.
O kadın bir zamanlar dünyanın en iyi gurmesiydi.
Ama sonra daha da ileri gidip,
Dünyanın en kötü yemeklerini tatmaya başladı.
Önünde eğil ve saygını göster bizim yüce Conchita'mıza.
Dünyadaki tüm yiyecekler sadece ona aittir.
Bu dünyada bulunan herşeyi yiyeceğim,
Ta ki içimdeki açlık hissi gidene kadar.
Parıl parıl parlayan ölümcül zehir olsa dahi,
Yaparım onu ana yemeğimin muhteşem baharatı.
Hepsini ye geriye kemikten başka bir şey kalmayana kadar,
Eğer beni tatmin etmezse, onuda çiğnerim.
Eğer lezzetli bir yemekse, dilim çok mutlu olur.
Bekle, akşam yemeği hala bitmedi!
Bu yılın 15. aşcısı kendini gösterip,
Kısık bir sesle fısıldadı;
"Leydim biraz dinlenmek istemez misiniz?"
Hıh, ne işe yaramaz bir insan.
Önünde eğil ve saygını göster bizim yüce Conchita'mıza.
Her kim ona ihanet ederse bedelini ağır öder.
Bu dünyada bulunan herşeyi yiyeceğim.
Bugün özel bir menü yapılacaksa,
Parlak bir mavi saç,
Salataya harika bir meze olur.
Hepsini ye geriye kemikten başka bir şey kalmayana kadar,
Eğer beni tatmin etmezse, ikinciyi yerim.
Oh, benim sevgili uşağım buradaymış,
Söylesene tadın nasıl acaba?
(SANSÜR)
Gün geçtikçe köşk sessizleşmeye başladı,
Geriye hiçbir şey ve hiç kimse kalmadı.
Öyle de olsa o yinede aramaya devam etti,
Dünyanın en kötü yemeğini...
"Eğer yemek yiyemezsem, çıldırırım."
Dünyadaki tüm yiyecekler sadece ona aittir.
Kendi sağ eline doğru baktı,
Ve sessizce gülümsedi;
"Hala yemediğim bir şeyler var"
Conchita'nın son kötü yemeği,
Malzemesi mi? Evet ta kendisi.
O bu dünyadaki herşeyin tadını biliyor,
Ama hiç kimse "onun" tadını bilmeyecek!




-Bugün'ün kahvaltısı-

-16 farklı otla birlikte sebze suyu.
-Demirle dolu mısır gevreği.
-Zehirli mantarlarla dolu et suyu çorbası.
-Şefin özel salatası.
-Uşağın özel böreği.
-Mevsim meyveleri.
-Seni sonsuza dek uyutacak kahve.(düşük kafein)

-Bugün'ün öğle yemeği-

-Kızarmış ve çiğ solan salatası,ekstra soğanla birlikte.
-Pembe ahtopotla birlikte Carpaccio, Kraliçe Stili.
-Patlıcan ızgara....patlıcansız.
-Hizmetçinin yaptığı rastgele bir ekmek.
-Şefin spesiyali: Fransız Dondurması.
-Kendi yapımım "Özel İksir" Mac karışımı.

-Bugün'ün Akşam yemeği-

-Şefin özel salatası, "ŞEF"le birlikte. (Kaito...)
-Uzun bir pasta, gerçekten uzun.
-Kazıkta *SANSÜR*.
-Galeta unlu çamur, RR aromalı.
-*SANSÜR* çorbası.
-Kan renginde bir şarap, hey bu zaten KAN.

-Bugün'ün gece yarısı atıştırması-

-*SANSÜR*
-*SANSÜR*
-*SANSÜR*
-*SANSÜR*
-*SANSÜR*
-*SANSÜR*
A FAKE FAKE PSYCHOTROPIC
"Eğer benden bir tane daha olsaydı, her şey daha kolay olurdu."
Sabrım taşıyor,
Günler geçip duruyor, sayamıyorum bile.
Hatta yıllar yılları kovalıyor,
Ama hiçbir şekilde sona ermiyor!
Diğerleri daha sıkı çalışmamı söylüyor,
Ama saati her görüşümde, gözlerim dönüyor.
Her geçen gün kalbimdeki saygı ve hayranlık soluyor,
Bu sefer cidden herşeyi berbat ettim!
"Eğer benden bir tane daha olsaydı, her şey daha kolay olurdu."
"Senin ikilemini çözebilir miyim ?"
Sahte, sahte bir taklit,
Bekle bekle, bu da ne? Baksana,
Bu isyankar bir durum.
Çok çok çok mutluyum , duramam!
Sahte, sahte bir taklit,
Hadi ama, senin yerine geçeceğim,
Hareketlerimiz tamamen aynı olacak!
Biraz düşüncesiz hissediyorum.
Ah (gülüş)(gülüş)(gülüş) duramam!
Tanrım, hile yaptığım için özür dilerim!
İşte istediğim özgürlüğü elde ettim,
Bir yıl boyunca tatil!
Tüm sıkıcı işleri bana bırak, ben tam otomatiğim.
Bugün "de" açık bir gökyüzü var.
Hadi yüzleşelim bununla, arkadaşlar!
Senin elin ve ayağın olacağım, tamam mı?
Ne güzel bir gelecek ve muhtemelen güneşli,
Klişe mi dedin ? Oh seni duygusuz!
Herkesin kıskandığı popüler bir kızım,
Işıl ışıl parlayan.
Onun sıfında en çok beğenilen kişi kim?
Hey? O ben değil miyim...?
Sahte, sahte bir taklit,
Bekle bekle, bu da ne? Baksana,
Sahte olan nerede?
Burda,burda ya da burda değil, bilmiyorum!
Sahte, sahte bir taklit,
Bana ait olan yeri çaldın mı?
Etrafta benim kılığımda geziyorsun,
Aynı benim gibisin, neredeyse hiç fark yok!
Tanrım, hile yaptığım için özür dilerim!
"Ve yaptığın bu hilenin bedeli,
Geleceğinin yok olmasıdır."
"Kimin gerçek olduğunu farket",
İşte tam buradayım!
Sahte, sahte bir taklit,
Bekle bekle, bu da ne? Baksana,
Tüm duygular yaralardan çıkıp gidiyor,
Çok,çok,çok korkuyorum, durmuyor!
Sahte, sahte bir taklit,
Ondördüncü taklit gülüyor,
"Hey sanırım sen gerçek olan değilsin, ha?"
Ah, kader,kader,kaderim bu mu? Bilmiyorum!
Sahte, sahte olarak tökezledim ve düştüm,
Sahte, sahte olarak kıvrıldım ve büküldüm.
Tanrım, hile yaptığım için özür dilerim!
FOX WEDDING (KITSUNE NO YOMEIRI)
Oh Bayan Tilki,
Şemsiyeyi alma.
Birlikte,
Örelim benim duygularımdan.
Daimyonun geçit töreninde , gardiyanlar koruyor geçiti.
"Açın ? Açın,lütfen?"
Tilkinin düğünü,izin verin geri getirelim.
Ben,kaybettim onları,
Sizin yerinize.
Torii'nin arkasında,
Vücudum yatıyor ve,
Daimyo'nun geçit törenini, koruyor gardiyanlar.
Hey hey , gül , güler misin biraz daha ?
Kes şunu,kes şunu,acıtıyor.
Ahh , senin kelimelerin çok nazik,
Utanç verici olmaya başlıyorlar.
AahahAhHaaaA,acıtıyor,
Ahahah,yardım edin!
Acıyı sevmiyorum , o yüzden kabul edeceğim seni.
Hey hey , beni şişleyecek misin ?
Başkentte doğdum , zorlandım ve büyütüldüm.
Ne kadar zaman geçirdiğimi kim bilir ki ?- O sırada, ben
Yenecektim bozuk ve çürümüş insanlar tarafından.
Ne kadar zaman geçirdiğimi kim bilir ki ?-Doğum günümden bu yana,
Buldum seni, ve çok güçlü hissettim,
"Yemek istiyorum , yemek istiyorum , seni yemeyi çok istiyorum"
Tahrik ettim seni vücudumla,
Ve ısırıp yiyip bitirdim seni.
Gel buraya , gel , bana doğru.
Gözlerim uykuya dalar, Bayan Tilkiyle birlikte.
Vücuduma dokundun,
Ve heyecanınla yapış-yapış yaptım göğüslerimi.
Doruk noktası,zevk.Hepsi karışıyor birlikte,
Bende kendime geldim , ve seni paramparça ettim.
Kulaklar,burun,gözler,bağırsaklarınıysa en sona bıraktım.
Lezzetli , lezzetli , çok lezzetli .
Gerçekten seninle bir oldum.
Kemiklerini yalarken, seveceğim seni.
Haydi,Haydi,Hoşgeldin, vahşiliğin en aşağı noktasına.
Sen baş aktörüsün , yeni parçalama kitabımın.(inceleme)
Tilkinin Düğünü,bana şemsiyeyi uzat.
Çabuk, örelim benim duygularımı birlikte.
Ölümün kapısı, göründü gardiyan.
"Açın ? Açın,lütfen?"
Oh Bayan Tilki,şemsiyeyi alma.
İzin verin geri getirelim kaybettiğiniz aşkın yolunu.
Torii'nin arkasında vücudum yatıyor ve,
Daimyo'nun geçit törenini, koruyor gardiyanlar.
Hey hey , beni şişleyecek misin ?
Kes şunu , keş şunu
Çok iyi hissettiriyor.
Her parçamı değiştirirken:
Reddettiğin dansçı kız, o kaçırıldı ve çok sevindi,
Yaşam artıkları sonsuza kadar Rashou'da yaşayacağı için.
"Oh yaşayan ceset,izin ver herşeyi eski haline getirelim"
Sorun yok, konuşma . Konuşursan,gebertirim seni!
"Oh, prenses, güvendesiniz , buradayız."
Gel buraya , gel , bana doğru.
Gözlerim uykuya dalar, Bayan Tilkiyle birlikte.
Benim kalbim senindir.
Karşılığında, alacağım senin vücudunu.
Doruk noktası,zevk.Hepsi karışıyor birlikte,
Heyecanlanmaya başlıyorum.
Karaciğer,mide,bağırsaklarınıysa en sona bıraktım.
Lezzetli , lezzetli , çok lezzetli .
Vücudun artık yeterli değil.
Şimdi kim sonraki ziyafetim olacak ?
Sorun yok, konuşma . Konuşursan,gebertirim seni!
Anlaşıldı efendim , nasıl isterseniz.
Oh Bayan Tilki,şemsiyeyi alma.
Çabuk, örelim benim duygularımdan birlikte.
Daimyo'nun geçit törenini, koruyor gardiyanlar.
"Açın ? Açın,lütfen?"
Oh Bayan Tilki,şemsiyeyi alma.
İzin verin geri getirelim kaybettiğiniz aşkın yolunu.
Torii'nin arkasında vücudum yatıyor ve,
Daimyo'nun geçit törenini, koruyor gardiyanlar.
Ben bir sineğim . Sineklerin Tanrısı
Emer ve içerim kanını yaralarından.
Sev , sev , sev , sev beni.
Vücudum yanmaya başlıyor.
Ben bir sineğim . Sineklerin Tanrısı
Emer ve içerim kanını yaralarından.
Sev , sev , sev , sev beni.
Neden olmasın?Bağışla beni,zarar ver bana,geri dön bana.
Kafasız dansın son listesi:
Parçala , iç , sözünü yerine getir.
Sorun ne , neden üzgünsün ?
Yani anladın mı sonunda benim gerçek doğamı?
Sen yaptın beni böyle birisi.
Yemek istiyorum , istiyorum , çok fazla yemek istiyorum.
Son baktığım insan kalbi,
Soyunacağım ve döneceğim Bayan Tilki'ye
"AahahAhHaaaA"
Oh Bayan Tilki,şemsiyeyi alma.
Çabuk, örelim benim duygularımdan birlikte.
Daimyonun geçit töreninde , gardiyanlar koruyor geçiti.
"Açın ? Açın,lütfen?"
Oh Bayan Tilki,şemsiyeyi alma.
İzin verin geri getirelim kaybettiğiniz aşkın yolunu.
Torii'nin arkasında vücudum yatıyor ve,
Daimyo'nun geçit törenini, koruyor gardiyanlar.
Kaybettiğimiz vücutlarımız karşılığında elde ettiğimiz,
Aşkımız-siyah ve biraz hayal , biraz gerçekti.
"Son bir kez kucakla beni"diye fısıldadım sana,
"Açın , açın , açın , açın "
Oh Bayan Tilki,şemsiyeyi alma.
İzin verin geri getirelim kaybettiğiniz aşkın yolunu.
Torii'nin arkasında vücudum yatıyor ve,
Daimyo'nun geçit törenini, koruyor gardiyanlar.
GIFT
"Uyuma vaktin geldi..."
Sana verdiğim bu hediyeyle uyu lütfen,
Sana verdiğim bu hediyeyle uyuyabilirsin.
Evet ben Uykuperisi Prensesiyim,sonsuza dek uyuyan,
Sadece senin mutluluğun için...
Her ne kadar bu bir siyasi evlilik olsada,
Yine de seni seviyordum.
Sen herşeyde kötü olan şehvetinde boğulmuş birisiydin,
Ama aslında seni uzun zamandan beri seviyordum.
Sen sadece doktorun kızının servetinin peşindeydin,
Yine de sorun değil benim için.
Küçükken verdiğimiz sözü unuttun,
Senin yanında kaldığım sürece bunu sorun etmiyorum.
Seni hergün strestli görmeye dayanamıyorum,
O yüzden izin ver sana güzel bir ilaç vereyim.
Bununla tatlı rüyalara dalacaksın ve yorgun bedenin iyileşecek.
Benden sana bir hediye.
Sana verdiğim bu hediyeyle uyu lütfen,
Sana verdiğim bu hediyeyle uyuyabilirsin.
Evet ben Uykuperisi Prensesiyim,sonsuza dek uyuyan,
Sadece senin mutluluğun için... 


Marquis Blankenheim'la evlendikten sonra,
O sonunda gerçeğin ağırlığını hissetti.
Margarita üzgün hissettiğinde,
Arkadaşı Julia ona,
Nasıl uyku ilacı yapabileceğini anlattı.
Margarita bu hediyeyi kocasına verdi,
"Güçlü bir uyku ilacı" olduğunu söyledi.


Herkes bazen hata yapabilir.
Annem,babam, ve şehirdeki herkeste dahil,
Bu gece uykusuzluk çeken kim varsa,
Onlara hediye olarak uyku ilacı yapacağım.
En kısa sürede rüyalarına dalmalısın,
Zalim ve acımasız hayatını unutabileceksin.
Tıpkı beşikteki bir bebek gibi,
Kapat gözlerini ve herşey kaybolup gitsin.


Marquis Blankenheim vefat etti.
Doktor Felix'in durumu kritik.
Hastane'de 23 bilinmeyen ölü var.
Toragay gizemli bir hastalıkla panikledi.
Bu suç organizasyonun arkasında kişi Pere Noel(Noel baba)?
Elpegort hükümeti Freesis'in evini soruşturmakla mı görevlendirildi?
Freesis vakfı ve soruşturma ekibi Toragaya geldi,
Toragay çoktan kalıntıların şehri haline gelmişti.


Benim hediyemi içtikten sonra herkes,
Mutlu olacak, her biriniz.
Ben uyumayan tek kişiyim, onların yerine,
Ben elde ettim özgürlüğü ve serveti.
Sana verdiğim bu zehirle(hediye) uyu lütfen,
Sana verdiğim bu zehirle(hediye) uyuyabilirsin.
Evet ben Uykuperisi Prensesiyim,sonsuza dek uyuyan,
Umudun peşinden koşan bir kadın.
O günlerde kullanılmıştım,
Tıpkı bir kukla gibi.
Ben zaten uzun zaman önce kırılmıştım,
O yüzden herşeyi yoketmek istiyorum.
Bu çok güçlü bir ilaç.
Etkisi sonsuza dek seninle kalır.
Şimdi sonunda benim uyuma vaktim geldi.
Kendimi Uykuperisi Prensesi'nden Uyuyan Güzel'e çevireceğim...


Toragay hayalet bir şehre döndü.
Margarita tamamen zevk için öldüren,
Bir piskopat haline geldi.
Kendi sebepleri yüzünden,
Ya da belkide bir kadın beynini yıkamıştır..?
Margarita intihar ettikten sonra,
Kendi karanlığıyla birlikte doğruyuda götürdü....
GO GOOGLE IT
Lütfen bana nedenini sorma,
Bence tek istediğin beni tanımak...
Lütfen bana nedenini sorma,
Bence tek istediğin beni tanımak...
İlk kez bu şekilde hissediyorum.
Çaylaklar ROM ile başlamalı.
Sana dahada yakınlaşmak istiyorum.
VIP'in de muhtemelen sahte.
Söyleyecek bir şeyin varsa neden söylemiyorsun?
Hakkımda ne düşünüyorsun?
Nerden bileyim ? "Git Google'a Sor"
"Git Google'a Sor"
"E-mail'in ne acaba?"
"Git Google'a Sor"
"Nerede yaşıyorsun?"
"Git Google'a Sor"
"Nelerden hoşlanırsın?"
"Git Yahoo'ya sor"
"Seni tekrar görebilir miyim?"
"Git Google'a Sor"
"Patlıcan yer misin?"
"Git Google'a Sor"
"Sevgilin var mı?"
Bunu sana söyleyemem..
Asla düzgün rol yapamazsın değil mi?
Sesin kalbimde sürekli yankılanıp duruyor..
Bence işten ayrılmamalıydın.
Çekiciliğin hakkında konuşacağım.
Burası senin günlüğün değil!
Neden eve gitmiyorsun? Sadece rahatsız ediyorsun!
Gerçekten ne düşündüğünü bilmek istiyorum.
Nerden bileyim ? "Git Google'a Sor"
"Git Google'a Sor"
"Ölçülerin ne?"
"Git Google'a Sor"
"Külodunun rengi ne?"
"Git Google'a Sor"
"Giymiyor musun yoksa?
"Mutlulukla Google'a Sor"
"Seni her zaman sevdim"
"N-ne dedin?"
"Seni seviyorum"
"Aferin, elveda"
"Umarım hislerimi anlarsın"
"Biliyorum ama..."
Kalbim sürekli kendini kandıramaz...
Bu tutumunla gerçekten kendimden nefret edeceğim,
Herkesten daha çok sevdiğim kişi kimdi?
"Gerçekten tam bir aptalsın!"
"Yanlış bir fikre kapılma,
H-hiç bir şey olmadı,
Yüzüm kızardı ama bunun tek sebebi yemekti."
"Bana karşı dürüst olamaz mısın?"
"Olamam."
"Beni seviyorsun"
"Aptal mısın sen?"
Benim duygularımı Google'a sormana gerek yok,
Çünkü yakında benim yaşıma geleceksin.
Lütfen bana nedenini sorma,
Bence tek istediğin beni tanımak...
Lütfen bana nedenini sorma,
Bence tek istediğin beni tanımak...
Bunu Google'a Sorabilirsin.
HAPPY BIRTHDAY

İyi ki doğdun ! İyi ki doğdun !
İyi ki doğdun ! İyi ki doğdun !
3 2 1 hazır mıyız ?
Diva dijital bir nefesle uyandığı zaman,
Doğan müziğin rüzgarı kutsal dizeler getirdi.
Seni görmek istiyorum ( Şimdi , şimdi )
Seninle olmak istiyorum ( Her zaman , Her zaman )
Nelerden hoşlanırsın ? ( Neleri seversin , neleri seversin ? )
Duygularımız sana ulaşsın diye dua ediyorum.
Seni sesini ilk duyduğumuz zaman,
Tüm dünya değişti , İyi ki doğdun !
Çocukken bir rüya görmüştüm,
"T-EB-RI-K-LE-R" diyorduk meleğe,
Bazen yalnız hissetsekte,
Sen yanımızdaydın , Mikusan-kyu (Miku,Teşekkürler)
Sen ve seni önemseyen arkadaşların katılacaklar birlikte,
Birlik olmayı hissedeceğiz , seninle.
İnsanlar seninle tanışınca zamanın ötesine geçecekler,
Küçük olabilir ama bu şarkı sana hediyemizdir.
Senin sesini ilk duyduğumuz zaman,
Tüm dünya değişti , İyi ki doğdun !
Yazılan yeni tarihin yolunda yürürken,
"T-EB-RI-K-LE-R" diyoruz meleğe.
Sözlerimizi ilk defa söylediğin zaman,
Kalbimiz açıldı , Mikusan-kyu (Miku,Teşekkürler)
Sen ve seni önemseyen arkadaşların katılacaklar birlikte,
Birlik olmayı hissedeceğiz , seninle.
Zümrüt gözyaşları , senin için.
HIRARI HIRARI

Mevsimler tekrarlanıp durduğunda,
Lütfen yıpranmış bağlarımıza,
Sarıl sıkıca, sıkıca,
Böylece asla kaybolmazlar.
Kelimelerin ağırlığı,
Hareket etmeyi imkansız kılıyor.
Bu sıcacık rüyaların içinde yuvarlanırken,
Seni gözden kaybettiğimi farkettim.
Senin şeklini sarıp sarmalayacağım.
Usulca dağılmakta olan kırmızının rengi,
Yandıkça daha fazla acıtıyor.
Kanatlarını çırpıyor,çırpıyor,çırpıyor
Gökyüzüne,denize,uzaklarda bir yere,
Senin bir parçana ulaşabilmek için.
Dönüp duran bağlarımızın rengi,
Kanatlarını çırpıyor,çırpıyor,çırpıyor
Bir gün solmuş arzularımız,
Yeşericek ve saçılacak etrafa,
Çürüyüp gittiğinin farkında olsa bile.
Kanatlarını çırpıyor,çırpıyor,çırpıyor
Sana aynı kelimeleri ikinci kez söyleyemem.
Eninde sonunda sana ulaşacaklar zaten,
Nazikçe yağan yağmurun sesiyle birlikte.
Kanatlarını çırpıyor,çırpıyor.
I LIKE YOU,I LOVE YOU
He-he-he-hey,hey, biraz vaktin var mı?
Eğer meşgulsen, üzgünüm.
Sadece biraz,hey,birazcık,
Seninle konuşmak istiyorum.
Ne yapabilirim? Ne yapmalıyım?
Umm..Hangi oyunu oynamalıyız?
Kelime oyunu?
keli'me'....'me'lek.
Üzgünüm, bunda pek iyi değilim....
Acıktın mı? Ne yemek istersin?
Umm..ben...suyla idare ederim.
Gözlerini ekrandan ayırmalısın,
Seni taklit ediyorum,
Ama hala bu aptalı izliyorum.
Boğazım kurudu ve konuşamıyorum,
Puha... Ne yapacağım,
Dürüst olacağım,anlarsın ya...
Olmaz, hala çok korkuyorum,
Duygularımı sana iletmeyi istiyorum.
Bu duygular neden bu kadar acıtıyor?
He-he-he-hey,hey, biraz vaktin var mı?
Eğer meşgulsen, üzgünüm.
Sadece biraz,hey,birazcık,
Seninle konuşmak istiyorum.
Ne yapabilirim? Ne yapmalıyım?
Umm..o zaman ta-taş,kağıt,makas!
Taş,kağıt,makas,buzlu kahve değil mi?
Üzgünüm, çok sıkılmıştım.
Acıktın mı? Ne yemek istersin?
Umm..ben...suyla idare ederim.
Şey, bu arada, aniden olsada,
Garip duygularım için, üzgünüm.
Belki şaşırdın ama,
Duymak istiyorum,şey.....
Puha... Ne yapacağım,
Dürüst olacağım,anlarsın ya...
Olmaz, hala çok korkuyorum,
Duygularımı sana iletmeyi istiyorum.
Bu duygular neden bu kadar acıtıyor?
Dürüst olacağım,anlarsın ya...
Ben-ben,ben,ben,ben,
Şey,seni,ah...
Ben,üzgünüm,bekle..Ben-ben...
Ben,ben,umm..hey...
Seni,sev....
Şey,aslında,ben,şey..
Ben,umm,umm,hey...
Şey,seni,ah...
Ben,üzgünüm,bekle,he-hey,
Umm,ben...
Ben seni sev....!
Şey,ben,seni sev...
Şey,ben,seni sev...
Ben,seni...
Se,se,sev,sev,se...sev,
Se,se,sev,sev,se...sev,
Sev,ahh..üzgünüm, unut gitsin
...Bekle!
Se,se,sev,sev,se...sev,
Se,se,sev,sev,se...sev,
Se,se,sev,sev,se...sev,
SEVİYORUM,SEVİYORUM!
JUDGEMENT OF CORRUPTION
Bir zamanlar Evillious Birleşmiş Milletleri'nde,
Hükümet mahkemelerini ele geçiren bir adam vardı.
O adamın adı Gallarion Marlon'du.
Sonraki nesillerde ona "toplayıcı"da denmiştir.
"O zaman mahkeme başlasın."
Buradaki yargı sistemi çürümüş,
Kararlar sanığın statüsüne göre veriliyor.
Ben mahkemelerin efendisiyim,
Adaletten daha çok para istiyorum.
Rezil alçaklar olsa dahi,
Para ödedikleri sürece bağışlanacaklardır.
Para cehennemdeki en iyi yargıçtır.
Görünüş,yaş,ırk ve cinsiyet,
Hiç biri umrumda değil.
Tek önemli olan şey sahip olduğun para,
Hepsi bu kadar.
Para,para,para,para,para.
Hayatın benim ellerimde,
Eğer kurtulmak istiyorsan,
BANA PARANI GÖSTER!
Doğru, günahımın bedeli,
Yolsuzluğun yargısına kalmış.
Eğer yanlış suçlamalar bataklığından çıkmak istiyorsan,
Bana daha fazla para ver!
Kızımın sakat bacaklarını iyileştirmek için,
Paraya ihtiyacım var.
7 günahıda birleştirdiğim zaman,
Dileğim mutlaka gerçekleşir.
Bugün şüphenin mahkemesi yeniden açıldı,
Kötü insanlar güldü,iyi insanlar ağladı.
Doğru, günahımın bedeli,
Yolsuzluğun yargısına kalmış.
Eğer en çok istediğim dilek gerçeğe dönüşecekse,
Haksızlığın tokmağını sallamaya devam edeceğim!
Vicdansız bir general sayısız masum insanı katletti,
Elbette idamla yargılanmalıydı.
Bana rüşvet verdi,
Bende onu suçsuz ilan ettim.
İnsanların öfkesi ayaklanma çıkardı,
General ayaklanmada öldürüldü,
Sefil bedeni çürümeye bırakıldı.
E.C Yıl 983,8.ay
Leviantha'da bir huzursuzluk patlak verdi.
General Ausdin'in zalim cesedi,
Kendi bahçesinde keşfedildi.
İnsanların öfkesi niyeyse bana yöneldi,
Evim alevler içinde kaldı.
Benim sevgili kızım,
Birlikte olduğumuz sürece korkacak bir şey yok.
Yanan evimin kalıntılarında bulacağınız tek şey,
Bir baba ve kızının yalnız cesetleri...
Uyanıp kendime geldiğim zaman,
Kendimi yeraltında yalnız başıma buldum.
Cehenneme mi cennete mi gideceğim? Buna karar verecek kişi,
Yeraltının Efendisi olacak.
Rezil alçaklar olsa dahi,
Para ödedikleri sürece bağışlanacaklardır.
Para cehennemdeki en iyi yargıçtır.
Yeraltının Efendisi'ne gülümsedim,
Ve ona yavaşca fısıldadım;
"Servetimi asla senin gibi birine vermeyeceğim."
Aniden bedenim kapıya doğru yönlendi,
Ve cehennemin dibine doğru düştü.
Doğru, günahımın bedeli,
Yolsuzluğun yargısına kalmış.
Bu yüzden hiç kimsenin günahımı yargılamasına izin vermeyeceğim.
Bu yüzden bir gün yeniden toplayacağım,
Ölümcül günahların parçalarını!
O gün geldiğinde cehennem dönüşecek,
Benim ve kızımın ütopyasına...
JUST BE FRIENDS


Sadece arkadaş olalım, tüm yapmamız gereken bu.
Sadece arkadaş olalım, şimdi veda etme zamanı.
Sadece arkadaş olalım, tüm yapmamız gereken bu.
Sadece arkadaş olalım, sadece arkadaş olalım...
Dün sabah erkenden aklıma geldi,
Sanki kırık cam parçalarını topluyordum.
Bu da neydi böyle? Kesilmiş parmağım kanıyordu,
Gerçekten bunu mu umuyorduk?
Kalbimin derinlerinde biliyordum zaten,
En acı verici seçimin en iyisi olabileceğini.
Egom bunu reddediyor ve kendimle çatışıp duruyorum.
Ne zaman bunu sana söyleyebileceğim acaba?
Bu yavaş yavaş çürüyen dünyada,
Tek çıkış yolu kendimle mücadele etmemdi.
Senin bu donuk tebessümünün, fişini çekiyorum.
Sesim kısılana kadar bağırdım,
Ama boş havada yankılanıp durdu...
Geride hiçbir şey kalmasada, sonunda kırdım zincirlerimi.
Yani kader bizi bir araya getirdi,
Şimdiyse parçalara ayırıyor.
"Ne yaptığımızın önemi yok, hayat böyledir işte" diye mırıldandım,
Birisinin gözyaşları kuru yanaklarından akıyordu.
Tüm yapmamız gereken bu, sadece arkadaş olalım.
Şimdi veda etme zamanı, sadece arkadaş olalım.
Tüm yapmamız gereken bu, sadece arkadaş olalım.
Sadece arkadaş olalım, sadece arkadaş olalım...
Dünün huzurlu gecesi fark etmemi sağladı,
Düşmüş çiçek yapraklarını toplamak işe yaramayacaktı,
Çünkü asla yeniden çiçek açmayacaklardı.
Çok küçüklerdi ama elimde ölmüşlerdi,
Bizim vaktimiz uzun zaman önce bitmişti.
İlk tanıştığımız zamanı ve tatlı gülüşünü hatırladım.
Eski meseleleri büyütüp birbirimize çok kötü zarar verdik.
Kalplerimiz tamamen dikenlerle doldu.
Sıkıcı ilişkimiz devam etse bile,
Ne yazık ki düşüncelerimi değiştiremem.
Seni hala seviyorum, ayrılmak istemiyorum, ama söylemek zorundayım,
Kalbime yağmurlar yağıyor,
Afalladım ve dehşete düştüm, görüşüm bulanıklaştı,
Acı çekeceğimi biliyordum ama bedenim dona kalmıştı.
Birbirimize olan bağımız parçalandı ve tükendi günden güne.
Elvada sevgilim, artık bitti.
Ayrılmak zorundayız, arkamıza bakmadan.
Son bir kez, son bir kez,
Eğer dileğim gerçekleşecekse,
Tekrar tekrar doğup, sana yeniden aşık olmayı dilerdim.
Sesim kısılana kadar bağırdım,
Ama boş havada yankılanıp durdu...
Geride hiçbir şey kalmasa da, sonunda kırdım zincirlerimi.
Birbirimize olan bağımız parçalandı ve tükendi günden güne.
Elveda sevgilim, artık bitti.
Ayrılmak zorundayız, arkamıza bakmadan.
Artık her şey bitti.

KOCCHI MUITE BABY!
Tüm bu zaman boyunca blöf yapmanız,
Beni kaybetmişim gibi hissettiriyor.
Asla konuşamayacağımız şeyleri yapmak istiyorum,
Şey gibi,
Oh.. Ne gibi ?
Erkeklerin hepsi birer aptal .
Hepiniz garip şeyler düşünüyorsunuz değil mi ?
Hepiniz yalan söyleyemeyen tiptesiniz.
Yüzünüzden belli oluyor , iyi misin ?
Burada düşüncelere yer yok,
Tıpkı konuşmaya olmadığı gibi.
Büyük aşkımız hakkında konuşmadan önce,
Durumu analiz ettin mi ?
Ah! Çok duyarsızsın!
Haydi , bak buraya bebeğim !
Konuşmana izin vermeyeceğim,
Çünkü çok ciddiyim şu anda.
Büyüleyici dudaklarım sayesinde,
Seni kölem yapacağım !
Bugünkü gösteri ne olacak acaba?
Tüm bu zaman boyunca inatçı oldunuz,
Dürüst olamaz mısınız ? Bu hiç yardımcı olmuyor.
Arkamdan bana sarılmanı istiyorum.
Sadece şakaydı , ehehehe
...Hey , bekle bi' saniye!
Bu kadar aceleci olma ,
Doğru atmosfere ihtiyacımız var , değil mi ?
Beni bu ruh haline sokmana izin vermeyeceğim.
Beni bırakıp gitmeni affetmeyeceğim.
Biraz sorumluluk alsan diyorum?
Hey!
Baksana biraz buraya bebeğim!
Konuşmana izin vermeyeceğim,
Çünkü seni bu havaya sokacağım.
İbadet edercesine taptığın bu bacaklarımla,
Seni kölem yapacağım!
Bu kadar utangaç olma.
Bu kelimeler yeterince hızlı değil,
Büyük , büyük kalp işareti.
Ne yapacağım ? Göğsüm sıkışmaya başladı
Hiçbir şey düşünemiyorum,
Oh , hepsi senin yüzünden .
Hey!
Daha fazla bak buraya bebeğim!
Bana tekrar söyletme,
Artık umrumda değil çünkü.
Eğer istemeden seni umursamaya başlarsam,
Sakıncası olmaz.
Oh,unut şimdi söylediklerimi.
Ne ? Bununla problemin mi var ?
LIE
Neden mükemmel olamaz ki ?
Aşkımız gerçek bile değil.
Neden senin için ağlamıyorum ?
Bu aşk başladığından beri ölüydü zaten.
İstemiyorum seni,ihtiyacım yok sana,unutacağım seni.
Hiç farketmez ki zaten.
Tek başıma , Yazacağım şarkımızı , Biz mükemmeldik.
Seni seviyorum.
Hayır, bunların hepsi yanlış!
Neden ölmüyorsun ?
O kadar güçlü olmadığını biliyorum.
Dinleme beni.
Biz her zaman mükemmel olacağız.
Mutluyuz.
Yenik düştüğün yalanlar,
Mutluluktan habersizler.
Nasıl beceremediğini bilmiyorum,
Yüzüme doğru baksana.
İstemiyorum seni,ihtiyacım yok sana,unutacağım seni.
Hiç farketmez ki zaten.
Tek başıma , Yazacağım şarkımızı , Biz mükemmeldik.
Seni seviyorum.
Hayır, bunların hepsi yanlış!
Neden ölmüyorsun ?
O kadar güçlü olmadığını biliyorum.
Dinleme beni.
Biz her zaman mükemmel olacağız.
Mutluyuz.
Ve belkide bir gün ben,
Gülüşüne sahip olabilirim.
Başkalarının kollarındasın,
Kim sevebilir ki seni benim kadar ?
Hayır, bunların hepsi yanlış
Neden ölmüyorsun ?
O kadar güçlü olmadığını biliyorum.
Dinleme beni.
Biz her zaman mükemmel olacağız.
Mutluyuz.
AI KOTOBA (LOVE WORDS)
Sen her zaman çocuklarıma iyi baktın(Şarkılar)
Beni dinlediğiniz için , her zaman minnettar olacağım.
Yaptığın iyilikleri asla unutmayacağım.
Hislerimle birlikte sakladım onlarıda içimde,
Ve şarkının koymayı denedim.
Benim aşk sözlerim "On kat aşk = Teşekkürler"
Ben,sen, ve sevgi,ve aşk ,
Ve şefkat, ve nefret , Söyleyeceğim hepsini yeniden.
Tam şuan sana aşığım
Demek istediğim sana aşığım.
Oldukça aşığım sana,
Benim kadar aptal birine,
Verdin sevgini ve aşkını.
Bu şarkıyı dinleyip ağladığın için,
Teşekkür ederim.
Bir gün çocuklarım(şarkı) 100.000 yaşında olacak(izlenme).
O zaman buluşup seninle , kutlayacağım bu anı.
Minnettarlığım , taşınacak şarkılarım ve dizelerimle.
Hayatım boyunca yarattıklarımı , göndereceğim sana.
Tam buradan,sana teşekkür etmeye devam edeceğim.
Ben,sen, ve sevgi ,ve aşk,
ve şefkat , ve nefret , hala yeterli değil mi ?
Peki o zaman! "Dün ne yedin?"
"Ne yaptın ?"
"Kaç defa düşündün beni ?"
Neden bana bunları söylemiyorsun!
"Yedim seni"...Aptal
"Ne yaptım"...Aptal
"Senin hakkındaki her şeyi unuttum"...Aptal
Sana aşığım , ama aslında bu bir yalan,
Aslında seni çok seviyorum
Seni asla incitmek istemem,
Ama seni çok seviyorum , tüm kalbimle.
Sana gülmek istiyorum,
"Yani bu senin şarkındı" derken.
(Ben sana benziyorum,sen de bana)
(Biz hem benzer hem farklıyız.Biz benzeriz,biz farklıyız.)
(Seni seviyorum demeye devam edeceğim)
Büyüyen aşkımızın duygularını gönderiyorum,
benden sana , hepsini.)
Aşk Sözleri
LOVE IS WAR
Artık gidebileceğim bir yer yok,
Bu aşkın sıcaklığında.

AHH~
Gri bulutlar,
Siyah beyaz bir koşuşturmaca.
Günışığı gösteriyor gölgeleri,
Alacakaranlık renk değiştiriyor.
Ahh... Dünya bulanıklaşıyor,
Öyle bile olsa seni hala sevecek miyim ?
Biliyorum,
Ama ne yapmalıyım?
Ne yapabilirim?
Nasıl yapabilirim?
Ne kadar aptalım
Ben...
Hadi başlayalım,
Bu bir savaş!
Oh, memnun musun başkalarıyla görmekten onu!
İçten bir aşk,
Bu bir günah!
Göstereceğim sana,
Neler hissettiğimi!
Haykırmayı denediğim MEGAPHONE kırılmıştı.
Kendimi aşmak ne kadar zor bir şey.
Senin görüş alanına girmeyi başaramazdım
Ahh, akıp gitmekte olan açık gökyüzü...
Ama aslında hiç uymuyor.
Hislerimi içimde tutamadım..
Ne yapacağım?
Ne yapabilirim ?
Ağlıyorum...Hayır,
Ağlamıyorum....
Seni seviyorum!
Mücadele et!
Tam kalbine ateş et!
Başka şansım yok!
Eteğimi sallayıp hava atarak,
Bana bakmanı sağlayacağım!
Engellemeye hazır ol!
Savaş hala dezavantajlı.
Aşkın gözü kördür.
Evet, senin öpücüğünle uyanacağım.
MAGNET
Sönük bir ateş geldi kalbimin derinliklerine
Uyarmadan ateşli bir tutkuya dönüştü
kelebeğim etrafında uçtu ve
pullarını bıraktı ellerine.

Bırakalım kenetlenmiş parmaklarımızı ve
Öpüşelim tutkuyla
Çünkü aşkımız affedilemez
Yansın vücutlarımız.
Sarıl bana ve aşkımızın yalan olmadığına inandır beni.
Lütfen inandır beni , öp beni ve değiştir dünyayı !
Aşkınla sarhoş oldum , bu büyülü zamanda boğulmak istiyorum.

Çevrele beni,Beni daha fazla arzula , daha fazla
Göster bana olan sadakatini,beni seviyorsan.
Ben cidden seviyorum bazı "KAÇIK" şeyleri,
O zaman gidelim gidebildiğimiz kadar uzaklara.

Eğer kaybettiysek aklımızı,
Kolayca eriyebiliriz.
Sanki birbirimizi hissetmeye
hiç zamanımız yokmuş gibi.

Umduğumuz rüyaya gitmemiştik
Ama gerçeklikte hiç şansımız yoktu ki.
Biliyorum yakında dokunmazsak birbirimize,
Geri dönemeyeceğimi.
Ama olsun umursamıyorum ,
Sen benim en değerlimsin.

Sinirleniyorum , şafak sökerken,
Ve ağlıyorum.
Bana "sorun yok" diye fısıldadın,
O zaman neden ağlıyordun?

Sarıl bana ve aşkımızın yalan olmadığına inandır beni.
Lütfen inandır beni , öp beni ve değiştir dünyayı!
Aşkınla sarhoş oldum , bu büyülü zamanda boğulmak istiyorum.

Çek beni yanına tıpkı mıknatıs gibi.
Bir gün ayrılsak dahi , tekrar buluşacağız.
Gitmeme izin verme , geri dönmek istemiyorum.
Hiçbir şey umrumda değil , 
Sen benim en değerlimsin.
MATRYOSHKA
Bir mesaj aldığımı düşündüm
Hemde çok fazla,
Belki birisine ulaşır,
Kim bilir ?
Kesinlikle ben her zaman,
Yamalayacağım , bu çılgın matruşkayı.
Baş ağrım şarkı söylüyor
Paket hakkında.
Zaman geçsede,
Saat gösteriyor 4'ü.
Hiç kimse söyleyemez bana,
Neden dünyanın ters döndüğünü.
Ah,parçalanmış hissediyorum
Tüm anılarımı kaybettim,
Ah, bilmek istiyorum,
Hemde çok derinden.
Oh,eğer daha fazla,
Dans etmek istersen,
Kalinka? Malinka?
Sadece oyna tellerinle.
Böyle duygular için ne yapabilirim?
Söyler misin bana,lütfen?
Daha sesli ve daha net,524
Freud ? Keloid ?
Sadece bas tuşlara.
Haydi gülelim hepsine.
Acele et ve dans et , tüm aptal grubunla!
Haydi alkışlayalım,
çocuksu değil bu!
Ve dinleyelim bu çılgın ritimi.
Elbette ne olursa olsun umrumda değil,
Dünyanın ateşi erimeye başladı.
Sen ve ben , buluşalım mı ?
Oh, ya da belkide maceraya çıkmak istersin ?
Çarpık adımlarla, 1,2 1,2
Ah, kusacağım;
Yakala herşeyimi.
Ah , o iki elinle,
Yakala beni!
Oh,hey
Beni dinler misin biraz-
Bu önemli bir konu.
Kalinka ? Malinka ?
Sadece sık yanaklarımı.
Ben sadece , kontrol edemiyorum kendimi!
Daha güzel şeyler yapmalı mıyız ?
"Acıdı , acıdı " ama hayır , ağlamayacağım !
Parade ? Marade ?
Daha fazla alkışla.
Bekle demiştin , bekledim , bekledim
Tek başıma kalmadan önce....
Sen ve ben , buluşalım mı ?
Buluşalım mı ?
Oh, ya da belkide maceraya çıkmak istersin ?
Çarpık adımlarla, 1,2 1,2
Çok mu hastasın ?
İşte bu şarkı!
Bugün de...
Yamalıyorum hala bu çılgın,
Matruşkayı!
Oh,eğer daha fazla dans etmek istersen,
Kalinka ? Malinka ?
Sadece oyna tellerinle.
Böyle duygular için ne yapabilirim?
Söyler misin bana,lütfen?
Daha sesli ve daha net,524
Freud ? Keloid ?
Sadece bas tuşlara.
Haydi gülelim hepsine.
Dans et çabuk ve git gözümün önünden!
Öpücük,Öpücük...
MEASURE OF IGNORANCE
"Çünkü sen benim için en özel kişisin---"
Eğer kızıl yıldız yağmurda görülürse,
O anda, zehir çevreler seni.
Amaç; Hedef: Kör
Ciddi ol, çıkarına kullan, özel görünümünle. Hayır! Hayır!
Vücudu sendeledi,kıyafetlerini çıkardı,vücutlarımız birleşti.Ufufu
Tekrar et, beni asla unutamayacağını. Asla! Asla!
Sarhoş olup, eğleneceğim---
İlişkilerim mi ?
Cinsellik?
Saygı?
"Bu en kötüsü"
Kutudan çıkınca, cahil numarası yaptım.
Bu boş şeyler yapmaktan çok daha iyiydi.
İki yüzlülükle kedilerden çekinir.
Dürüstlükle elini uzatır "nyan, nyan, nyan, nyan"
Yüksekten uç! Bak, yutkunuyorum.
Gerçekten taraf tutuyorsun, şarkıcılardan.
Yaralarımı iyileştirmeyi denesem bile,
Seni affetmeyeceğim çünkü ben bir idolüm!
Oyunda küçük bir karakter gözükür,
Şeytan elini çeker sertçe,
Sıradaki oyuncağımı keşfettiğinde,
Bırakacağım ve sıradaki oyuncuya gideceğim.
MELANCHOLIC
Seni hiç anlamıyorum.
Farketmeden kalbimi mi çalacaksın ?
Bunu yapman imkansız.
Duygusuz bir gülüş,
Bir pazar akşamı,
Tüm yılın testlerle geçmesi,
Sanırım buna melankoli diyordun.
Eğer gelişigüzel patavatsızlığım yüzünden,
İleri sürülürsem,
Elimde kalan son şeyin yok olacağını hissediyorum.
Sanırım biraz sert davranmayı denemeliyim,
Ama sonuçta hala çok melankoliğim.
Ve bu beni tökezletiyor.
Seni hiç anlamıyorum.
Farketmeden kalbimi mi çalacaksın ?
Bunu yapman imkansız.
Hiçbir şeyden anlamıyorsun,
Seni umursamıyorum, hem de hiç umursamıyorum!
Sakın bana "hey,hey" deme ve kes sırıtmayı!
Yoksa asla uyuyamam.
Acaba yarın yine aynı ben mi olacağım ?
Hala duygusuz,sessiz ve beğenilmeyen mi olacağım?
Rüyamda ortaya çıktığından beri,
Dürüst olabilmem mümkün değil.
Seni hiç anlamıyorum.
Biri senin kalbini çalmayı deniyordu,
Ve sen farketmemiştin bile.
İşte o kişi bendim...
Böyle bir zamanda,
Bu tatlı şeye boğulmak istiyorum,
Melankoli'ye!
MELTDOWN
Şehir ışıkları çok parlak ve renkli,
Anestezik eterin soğukluğu,
Sabah ikide uykusuzken,
Herşey hızlıca değişiverdi.
Yakıtı olmayan bir çakmak,
Midemi yakıyor sanki,
Eğer herşey bir yalandan ibaretse,
Nasıl herşey iyi olabilir ki?
Boğazını sıktığım bir rüya gördüm,
Öğleden sonrası ışıklarla doluyken,
Sıkıca kavradığım boğazından,
Gözyaşlarının akışını izledim.
Füzyon reaktörüne,
Atlamayı düşünüyorum sanırım.
Güzel olmalı, mavi ışıklar tarafından kucaklanmak.
Füzyon reaktörüne,
Atlamayı denersem eğer,
Herşey affedilir gibi hissediyorum.
Verandanın öteki tarafında,
Merdivenlerden tırmanan birisinin sesi geliyor,
Gölgelerin kapladığı gökyüzü,
Camdan içeri odaya doğru düşüyor.
Alacakaranlık yayılıyor,
Kızıla boyanmış gökyüzü, tıpkı yaşlı gözlerdeki gibi.
Yavaş yavaş erimeye başlıyor sanki,
Yavaş yavaş ölmeye başlıyor bu dünya.
Boğazını sıktığım bir rüya gördüm,
Perdeler dalganıyordu baharın esintisiyle,
Kurumuş dudaklarından,
Kelimeler dökülüyordu baloncuklar gibi.
Füzyon reaktörüne,
Atlamayı düşünüyorum sanırım.
Hatıralarım eriyip gidiyor saf beyazın içinde.
Füzyon reaktörüne,
Atlamayı denersem eğer, tıpkı eski günlerdeki gibi,
Yeniden uyuyabileceğimi hissediyorum.
Saatin ikinci ibresi,
Ve televizyondaki sunucu,
Orada bir yerde ama göremiyorum,
Onların kahkahası yankılanıyor kafamın içinde.
Allegro Agitate,
Kulaklarım çınlamayı kesmiyor,
Allegro Agitate,
Kulaklarım çınlamayı kesmiyor,
Herkesin yok olduğu bir rüya gördüm.
Geceyarısı odamın sessizliği ve büyüklüğü,
Göğsümü dolduruyor,
Ve daha fazla nefes alamıyorum.
Füzyon reaktörüne,
Atlamayı denersem eğer,
Uykudaymışım gibi yok olabilirim.
Sabah olduğunda ben yok olmuş olacağım,
Şu andan çok daha muhteşem olacak,
Tüm dişliler birbine bağlanacak.
Eminim ki böyle bir dünya olacak.
MONSTER BOY
Sevdiğim çocuk, hayvan bakıcısıydı,
Başka okuldan gelmişti ve anahtarlı bir çocuktu;
Sınıfımda dedikoduları yapılıyordu,
Her zaman eve yanlız gittiğine dair.
Hepimiz toplandık güneşli gökyüzünün altında,
Temmuza son vedamızı ettik,
ve, onunla biraz konuşmak istedim,
Takip ettim onu evine doğruna giderken.
Evini geçip , nehiri takip etti,
Ormana doğru gitti..
Dükkkana gidip dondurma aldı,
Nereye gidiyorsun söylesene ?
Oldukça boş bir tepenin yukarısında,
Sessiz şehire bakıyordu,
Sevdiğimi takip ederken,
Onun sırrına şahit oldum.
Havaya fırlattı dondurmasını,
Yenilip bitirildi dev tarafından.
Sevdiğim bu çocuk...
Bir canavar besliyordu.
Yaz tatili başladı,
Kararlılıkla seslendi:
"Sırrımızı saklı tutmalıyız, tamam mı ?"
Anlaştık ve söz verdik birbirimize...
Tarlalarda koştuk, nehirlerde yüzdük,
Sadece sen,ben ve canavar.
Seninle sonsuza dek konuşabilirim,
Bu asla unutmayacağım gün batımında...
Erimiş dondurmamızı yedik,
ve gülüp doyasıya eğlendik,
Yaz aşkımızı canlandırıyor,
Kalbimi deli gibi çarptırıyor...
Birbirimizin ellerini tuttuk,
Ve biraz yakınlaştık,
Ama sadece o kadar!
Sevdiğim bu çocuk...
Yenildi kendi canavarı tarafından!
Hadi biraz düşünelim,
Bu yaz tatilinin son gününde.
Sesini duydum.Sonra canavar gülmeye başladı.
Senin sesinle gülüyordu, ellerini uzattı benim için.
"Hey, bekle! Bu gerçekten sen misin ?"
"Evet! Gerçekten benim!"
Sonra el ele tutuştuk yeniden, hazırdık ikinci yılımıza.
Bir ses yankılandı okulun içinde,
Sanki herkes ağlayıp bağırıyordu;
Sonunda tüm okul ikimizindi,
Ve kalbim çarpmaya başladı yeniden...
Kampüse varmıştık ikimizde,
Spor günüyse başladı birden;
Silahın sesini duyduğumuzda,
Senin işaretinle , hazırlandık,
Ve koştuk!
Engellerin üzerinden atlayıp sıçradık,
Haydi ilk hedefi vuralım;
Dondurmamızı yerken.
Şimdi nereye gideceğiz ?
Havaya fırlattı dondurmasını,
Yenilip bitirildi dev tarafından.
Sevdiğim bu çocuk...
Mükemmel bir canavar çocuktu!
MUZZLE

Seni günahkar...
Hadi, tövbe et!
Hey,anne, şu anda ben,
Bir adama silahımı doğrultuyorum.
Bu şeytan herif bir çok insanı kandırdı,
Sadece kendi rezil kazancı için.
Böyle bir adam için,
Sevgilimi bile vurdum kendi ellerimle,
Sonra da kendime ateş ettim ama,
Ölmeyi başaramadım.
Şimdi intikam vakti geldi,
Hadi, tövbe et!
Merhaba ve elvada "Bay Pere Noel",
Evini ateşe verdim, seçimin ne olacak?
Gözünün ortasından vurmamı mı istersin?
Yoksa cehennem ateşinde küle dönmek mi...?
Hey anne, böyle bir hergele bile,
Bir şansı hakeder değil mi?
Bu yüzden ona şöyle dedim,
"Tüm servetinden vazgeç,
Eğer tüm çaldıklarını geri verirsen canını bağışlarım."
Şöyle karşılık verdi,
"Servetimi asla senin gibi birisine vermem!"
Bu pislik için artık elimden birşey gelmez,
Dediğim gibi seni tövbe ettireceğim!
Merhaba ve elvada "Mahkemelerin Efendisi",
Yolsuzluğun yargısı açgözlülüğünde boğuldu,
Benim ve insanların öfkesiyle yıkan,
Şimdi uyu bakalım...
Hey anne, tek başına,
Büyüttün beni.
Ormandaki terkedilmiş bir evde doğdum,
Babamın yüzünü bile görmedim.
Hey anne, babama artık,
Yardım edemem; o çıldırdı.
Bu kuklanın kızı olduğuna inanıyor,
Ama aslında o çok uzun zaman önce,
Karanlık denizin derinliklerinde boğuldu.
O tek bir kıza sahipti, o da bendim.
Hey baba, baksana bana,
Banada baksana!
Merhaba ve elvada...elvada "Baba",
Tetikçilerin patronu ve yolsuzluğun yargısı,
Hey anne, nasıl sevebildin,
Böyle bir adamı?
Bununla birlikte herşey bitecek,
Hadi herşeyi sona erdirelim.
Oh günahkar şeytanın hikayesi,
Elveda!
PARTY X PARTY
Bu uğursuz mehtaplı gecede , nefret ediyorum tüm yalnızlardan!
Hayır,Hayallerimde partiyi vermek istiyorum....
Hazır olmak için vakit yok!Haydi çıkalım bir maceraya!
Kim gider oraya? Çaylak mısın yoksa?
Ah? Bu da ne ?
Bu geç saatte nereye gidiyorsun ?
Partiye !
Ne tesadüf ama! Biz de maceraya atıldık!
Oh , ne şaşırtıcı!
O zaman neden beraber gitmiyoruz?
İnanılmaz partiye!
Barmen:"Burada,Nico Nico Pub'da..."
Tüccar:"Bu mutlu bir grup.."
Dansöz:"Buraya gelin aradığınız.."
"İnanılmaz partiye!
Burada!Bazı müttefikler arıyoruz-Party x Party!
Eğer zorba olmaya geldiyseniz buraya , hoşgeldiniz! Yumruklarımızla selamlaşmaya ne dersiniz?
Eh,zahmet olmazsa...? Tamam! Haydi vahşileşelim!
Hey , katılmazmısın bize ? Hadi ama! Party x Party!
Şarkı söyle ve dans et! Hepimiz,birlikte!Sen,sen,ve buradaki tüm arkadaşlar;
Haydi tadını çıkaralım bu çılgın partinin!
Dansöz:"Oldukça benzersiz bir grup oluşturduk gibi gözüküyor..."
Barmen:"Gerçekten mi?"
"Bir çaylak...bir topçu,dansçı,ozan,ve bir barmen!"
Tüccar:"..Um,ve bir de tüccar değil mi?!"
Topçu: "...O zaman, haydi çıkalım bizde bir maceraya!"
Ozan: "Tamam! Haydi gidelim!"
Çaylak: "Biraz tedirginim ama ... Haydi gidelim!"
Tüccar: "Bu muhteşem bir parti olacak!"
İlizyon Kalıntıları'ndan , şüpheli bir zindana,doğudan batıya , fethettik heryeri!
Gidelim! Biraz heyecan arayalım! - Hurry x Hurry!
Eğlenceli bir macera tehlikelerle dolu! Doğru yoldayız!
Ahh! Bu kötü görünüyor! Yardım edecek birisi yok mu?
Hey,şu yöne,bu yöne! Hangi yöne?... Burası?!
Asla tereddüt etme,it ileriye doğru! Ve bu muhteşem maceramızın sonunda,
Büyük bir parti olacak - Sabırsızlanıyorum!
Çaylak: "Yoklama zamanı!"
"Buraaaadaa!"
Bir,iki,üç,dört,beş,altı! "Hepsi bu kadar!!"
"Ozan!" Haydi şarkı söyleyelim!
"Dansçı!" Dans edelim mi?
"Tüccar!" Benim için para ayır!
"Barmen!" Hepsini stokla!
"Topçu!" Kilitle ve yükle!
Çaylak: "Tamam, hazır mısınız daha fazlası için?"
"Haydi ısıtalım burayı!"
Uzun yolculuğumuz sona ermek üzere!
Son aşamaya gitmeye hazır mısınız?
Barmen: "HÜCUUUUM!!"
Gidelim! Gürültülü bir , parti zamanı! - Party x Party
Yıkıcı bir saldırıyla geliyoruz! Yumruklarımızla tanışmaya ne dersiniz...?
Size çarpsak olur mu ? Tamam! Haydi vahşileşelim!
Hey, nerede bu karanlık lord ? Hurry x Hurry
Bu da ne..? Sizcede bir şeyler eksik değil mi ?
Karanlık Lord: "Sonunda , benim parlama zamanım!
(Ne?!)Karanlık Lord: "Şimdi! Gerçek süper-parti başlasın tam burada!"
Müttefikler,toplandık bu gece! Hurry x Hurry ! Eğer zorba olmak istiyorsanız...
Karanlık Lord: "İzleyin parmağımı!"
Neredeyse...Daha da mı fazla? Çok sıcak!
Haydi ciddileşelim,tamam mı? Hazır mısınız? Gidelim!!
Katılmaz mısın bize? Hadi ama! Party x Party! Şarkı söyle ve dans et!Hepimiz,birlikte!
Kötüler ve kahramanlar bile arkadaş mı burada?
Hadi tadını çıkaralım bu çılgın partinin!
Karanlık Lord: "Tüm yorgunluğum bu heyecandan dolayı mı?...~Esner~"
O zaman görüşürüz! Tatlı rüyalar!
PHANTOM THIEF
Açık arttırma düzenlenen yolcu gemisinde , S.S Fantastic,
Çalmaya geleceğim "Mutluluk Elması"nı.
Bu gece , yayınlayacağım hayalet hırsızlığın muhteşem gösterisini.
- Hayalet Hırsız F'den...
Tesadüfen geldi bir mektup - Ne kadar Fantastik!!
Cüretkar hırsızdan bir ön uyarı,
Acemi gazeteci olarak sızdı içeriye,
Suçluyu araştırmaya çalıştı.
Mezatçı bir şey mi unuttu ? Rampadan çıkarken-
Ah tam zamanında ? Makinist ulaştı hızlı adımlarıyla.
Polis mi geliyor gemiye? Ve bu hasta görünümlü işadamı...
Arkasındaki mayfayla ilişkisi mi var yoksa ?
Muhteşem yolcu gemisinde gizli bir açık arttırma,
Mutluluk getiren efsanevi elmas için.
Haydi bozalım şu sıkı güvenlik ağını,
Fantastik hayalatin gösterisi üzerine -
Başlayalım mı artık?
Hazır Mısın ?
Ölçüsüz sahtelikte gizli,Joker sahne alır filmde,
Mükemmel bir suç için , mükemmel bir kalıp.
Tüm kartlar dağıtıldı ellere,ve yükseliyoruz son aşamaya,
Hay çıkaralım gerçeği ortaya kameram aracılığla!
Sihirbazın gösterisi , kötü bir alamet mi taşıyor?
Başlangıç zamanı biraz baskın olmaya başlamadı mı?
Bekçi tedirginleşmeye başlamadı mı ? Polis-
O göze batmaya başlamadı mı bu zorba mayfayla ?
Politikacının şarabı dökülürse yere-Uykusuzluk çekmez mi ?
Yanındaki doktor söyledi ona "İlacını içtin mi" ...?
Nazik garson önerdi şarabı, şampanyayla birlikte ,
Ama aktris istedi sadece buzlu bir viski.
Gecenin yıldızı çıktı sonunda sahneye,
Tüm salan kargaşa içinde kaldı büyüleyici bir ışıltıyla.
Güvenlik ağının yoktu tek bir açığı bile;
Ahh, tabi ki, bu imkansız bir hırsızlıktı-
Başlayalım mı artık?
Hazır Mısınız ?
8 yerden teklif geldi , çekiç dans ediyor
Açgözlülük,servet,aptallık - Parti hepsini açığa mı vurdu?
Aniden , kesildi ışıklar - elektrik kesintisi mi ?
Tüm bu karanlıkta,
Gösterinin perdesi yükseldi tek bir atışla...
10 saniye içinde , elektrik geri geldi- Sadece bir tesadüf müydü?
Nereden geldi deminki atış...? Denetim bunu engelleyemedi!
Pencere camı parçalanmış gibi gözüküyor...? Bir insan için yeterince geniş...
"Hey birisi bayıldı!" Yaaah!
3,2,1, Ekşın!
Doktor eğildi kızıla boyanmış baygın politikacıya,
Onların arkasında aktris attı yere kırık camları,
Garson temizledi onları telaşla, uçtu güvercinler
Kaçtılar dışarıya kırık olan camdan, dağıttı dikkatini , sahnedeki sihirbazın,
Mafya alay etti onunla , polis gözleri üzerindeyken,
Mekanist getirdi raporunu , bu korkunç olaylar sürerken,
Ve onun yanında , bekliyordu gazeteci haberi ilk veren olmak için,
Ayaklarının yanındakı mermiyle birlikte - Şimdi kim ateş etti , ve de niye , ne amaçla?
Fısıldadı birisi bu soruları,
Mezatçının çığlığı kesti tüm sesleri-
Oh cidden...

Mutluluk Elması gitmiş , salon kaos içinde,
Bekçiler arıyor suçluyu, birisi izinsiz giriş yapmış-
Ne dedin?!
Camı kırıp,güverteye mi girdi? Denize mi daldı ?
Sürükleniyor denizde ipek şapka şimdi...
Şüpheli ve elmas gitti, gerçek karanlıkta kaldı...
Ve bu şekilde geldi sona muhteşem suç gösterisi,

Tüm kartlar dağıtılır ellere,
Ve yükseliyoruz son aşamaya,
Ön sırada oturup , hepsini görenler , çıkarabilir misiniz gerçeği ortaya?
REGRET MESSAGE
"Len sen gerçekten ciddiydin."
"Bu muhtemelen dileğini yerine getirmeyecek."
"Yine de denemek ister misin Leydim?"
"Bu köylülerin yaptığı bir şey, denemeye ihtiyacım yok."
"Yani..."
"Len zaten tüm dileklerimi yerine getiriyor, değil mi?"
Pişmanlık Mesajı


Şehrin varoşlarındaki küçük bir limanda,
Yalnız bir genç kız duruyor.
Bu deniz uzun zamandan beri,
Bir efsaneye sahip olmuştur.
"Bir parça parşömene dileklerini yaz"
"Küçük bir şişeye koy"
"Eğer onu denize bırakırsan, bir gün"
"Dileklerin mutlaka gerçekleşir"
Sürüklenip git, küçük cam şişe,
İçindeki mesajla birlikte.
Uzaktaki ufkun ötesinde,
Sessizce kaybol.
Sen her zaman benim için,
Tüm istediklerimi yaptın.
Ben her zaman çok bencildim,
Ve sana korkunç şeyler yaptırdım.
Sen, dileklerimi gerçekleştiren kişi,
Artık burada değilsin.
Ben de şimdi, bu denize,
Dileğimi iletmek için geldim.
Sürüklenip git, küçük dilek,
Gözyaşları ve biraz da pişmanlıkla...
Günahlarımın farkına vardığım zaman,
Her şey çoktan sona ermişti.
Sürüklenip git, küçük cam şişe,
İçindeki mesajla birlikte.
Uzaktaki ufkun ötesinde,
Sessizce kaybol.
Sürüklenip git, küçük dilek,
Gözyaşları ve biraz da pişmanlıkla...
"Eğer yeniden doğabilirsek..."
"Yeniden ikiz olmamız güzel olurdu."
"Evet,olurdu."
"Kagamine Rin" kendine geldi. Durum: Normal.
"Tanıştığımıza memnun oldum, adını biliyor musun?"
"Mükemmel, seni birisiyle tanıştırayım."
"Onun adı-"
ROLLING GIRL
Yalnız kız her zaman hayal kurar,
Asla gerçekleşmeyecek olan..
Küçük kafası gürültüyle doludur,
Aklını karıştırır , rahatsız eder onu !
"Sorun yok" diye mırıldanır hafifçe,
Söyleceği sözler kayıp mı oldu ?
Yine başaramadım , başaramadım .
Hata aramayı bitirdiğinde , yuvarlanıyor yeniden!

Bir kez daha , Bir kez daha
"Bugün de yuvarlacağım yeniden!"
Der bu kız , der bu kız,
Sözlerine anlam katarak!
"Artık yeter mi?"
"Henüz değil!"
"Gelecek hala çok uzak benden!"
"Nefes almayı bırakıyorum..."
"Şimdilik!"
Yuvarlanan kız ulaşamıyor, 
Bulunduğu yerin ötesindeki renge..
Üst üste çıkan seslerin hepsini ,
Karıştırıyor , karıştırıyor birbirine.
"Sorun yok" diye mırıldanır hafifçe,
Söyleceği sözler kayıp mı oldu ?
"Doğru olanı yapmak için ne yapmam gerekiyor?"
"Kaç kere hata yaparsan yap , önemi yok"
"Bu yokuş yolu tekrar yuvarlanmam için beni baştan çıkarıyor!"
Bir kez daha , Bir kez daha 
"Lütfen yuvarlanayım bir kez daha"
Der bu kız , der bu kız
Söylemediği kelimelere anlam yükleyerek.
"Artık yeter mi?"
"Sadece biraz daha.."
"Çok yakında görmek üzereyim.."
"Nefes almayı bırakıyorum.."
"Şimdilik.."
Bir kez daha , bir kez daha
"Bugün de yuvarlacağım yeniden!"
Der bu kız , der bu kız
Sözlerine gülücükler yükleyerek..
"Artık yeter mi ?"
"Artık yeter"
"Yorulmuş olmalısın değil mi ?"
"Nefes almayı bırak"
"Şimdilik..."
ROMEO AND CINDERELLA

İzin verme aşkımızın Juliet Trajedi'sine dönmesine.
Götür beni uzaklara...
İşte hislerim bunlar.
İyi geceler, anne ve baba.
Tatlı rüyalar görün ikinizde.
Şimdi yetişkinlerin yatağa gitme zamanı.
Kendimi büyüleyici karamelle dolduracağım.
Bükeceğim benim utangaç ve çıplak ayaklarımı.
Bu gece gitmemize ne kadar var?
Isırma beni bu şekilde , lütfen nazik davran,
Hala acı veren şeyleri sevmiyorum.
Eminim ki bunun nedeni annenin keklerini yemiş olmam...
Eğer bilmediğim şeyler varsa,
Onları bilmek isterim , doğal değil mi bu ?
Göster bana herşeyi,
Eğer senin içinse , izin vereceğim bakmana benim..
Her zaman arzuladım aşkı tıpkı Cinderella gibi,
Koşacağım uzaklara sadece elbiselerimle,
Haydi büyü yapalım zamanı durdurmak için,
Yoksa yolumuza çıkacaklar kötü insanlar.
Koşmak istiyorum tıpkı Juliet gibi,
Ama beni o isimle çağırma.
Doğru , birlikte olmak zorundayız,
Eğer olmazsak , hiç eğlenceli olmayacak.
Hey , benimle yaşamak istiyorsun değil mi ?
Biraz fazla yaptım maskarayı,
Yarın iyi bir kız olacağıma söz veriyorum.
Şimdiye kadar yaptıklarım için beni affet.
Siyah şeritin sınırını,
Kimse korumuyor bugün....
Onun ötesine ne kadar geçebiliriz ?
Beni ısırsanda , canımı çok acıtsada,
Öyle de olsa seni hala çok seveceğim değil mi ?
Ama babam seni görmekten nefret ediyor...
Benim için bana elini uzattın,
Ama boynumdan tutuyorsun değil mi ?
Uzaklara götür beni, benim sevgili Romeo'm.
O kadar uzaktayken bizi azarlayamazlar.
Çanlar çalıyor Cinderella için,
Bırakmak zorunda camdan ayakkabısını,
O yüzden çabuk bul onu.
Kabuslar ona takılmadan önce...
Eminim , o da aynı şeyi yapardı.
Kazara düşürdüğü konusunda yalan söyledi.
Bu doğru , bende aynı şeyi yapardım.
Çünkü onu daha çok sevmek istiyorum.
Bak! Tam burada duruyorum ...
Kalbime nazikçe bakmayacak mısın ?
Arzularınla dolup taşıyorum değil mi ?
Hala yeterli değil, doldur daha fazla..
Daha fazla koy, bitti mi hepsi yoksa ?
Ama hepsi varmış gibi hissettirmiyor.
Daha büyüğünden ziyade , mutlukla dolu küçük kutuyu seçeceğini söyledin.
Ne yapmalıyım ? Eğer böyle devam ederse,
Sonuçta benden nefret edeceksin.
Ama anne ve babamın benden bencil olması bugünde değişmeyecektir.
Evet , dürüst olmak daha iyi değil mi ?
"Altın Balta'mı düşürdüm.."
Cinderella çok yalancı,
Kurt tarafından yendiğini söylemişti.
Ne yapmalıyım ? Eğer böyle devam ederse,
Bir gün bende yenilebilirim kurt tarafından...
Ondan önce , beni kurtarırsın tamam mı ?
SERVANT OF EVIL
Sen prensessin,
Ben de uşağın.
Bizler kaderin ayırdığı acınası ikizleriz.
Seni koruyabilmek için,
Şeytan bile olabilirim.
Beklentilerin içinde doğmuştuk,
Kilise çanları kutsamıştı bizleri.
Bencil yetişkinlerin istekleri yüzünden,
Geleceğimiz ikiye bölünmüştü.
Tüm dünya düşmanın olsa bile,
Ben seni koruyacağım o yüzden,
Sadece orada otur ve gülümse.
Sen prensessin,
Ben de uşağın.
Bizler kaderin ayırdığı acınası ikizleriz.
Seni koruyabilmek için,
Şeytan bile olabilirim.
Komşu ülkeyi ziyaret ettiğim zaman,
Orada yeşilli bir kız gördüm,
Güzel sesi ve tebessümüyle,
İlk görüşte aşık etti kendine.
Ama eğer prensesin dileği,
Bu kızın yok olmasıysa,
Dileğini gerçekleştiririm.
Öyleyse neden gözyaşlarım durmuyor ?
Sen prensessin,
Ben de uşağın.
Bizler kaderin ayırdığı deli ikizleriz,
"Bugün'ün atıştırmalığı çörek."
Gülüyordun, masumca gülüyordun.
Yakında bu ülke yok edilecek,
Kızgın şehirliler tarafından.
Eğer hak ettiğimiz buysa,
Buna karşı mücadele edeceğim.
"Al, kendi kıyafetlerimi getirdim."
"Giy bunları ve hemen kaç buradan."
"Merak etme, biz ikiziz."
"Kesinlikle kimse farketmeyecek."
Ben prensesim,
Sen de kaçaksın.
Bizler kaderin ayırdığı üzgün ikizleriz.
Eğer şeytan olduğunu söylüyorsan,
Ben de aynı kana sahibim.
Uzun zaman önce başka bir yerde,
Hiç kimseye acımayan bir krallık vardı.
Ve oraya hükmeden kişi,
Benim sevimli kardeşimdi!
Tüm dünya düşmanın olsa bile,
Ben seni koruyacağım o yüzden,
Sadece orada otur ve gülümse..
Sen prensessin,
Ben de uşağın.
Bizler kaderin ayırdığı acınası ikizleriz,
Seni koruyabilmek için,
Şeytan bile olabilirim.
Eğer yeniden doğabilirsek,
Yine benimle oyna tamam mı?
SNOW PRINCESS
Ayna, ayna, Bay Ayna,
Lütfen en dürüst kişi olduğumu söylemeyi kes,
Diğerlerinin delici bakışları yaklaşıyor üzerime.
Benim için şahane bir akşam yemeği hazırladı,
Nazik ve iyi davrandı bana karşı.
Çabucak bir ısırık aldım, gülümsedi...
Bilincimi yavaşca yitirirken,
Geçmişte okuduğum bir peri masalını görmeye başladım.
Zaman benim için donmuştu,
Lütfen, beni öpücüğünle uyandırmanı istiyorum,
Ve çıkart beni bu içinde uyuduğum beyaz tabuttan.
Delici nefretin oldukça dramatik gözüküyor.
Ama ne kadar dua etsemde farketmiyor, sen prensim hala burada değilsin.
Ayna, ayna, Bay Ayna,
Kravatı bana bırak ve yanağıma öpücük kondur,
Diğerlerini kıskandırmaya son veriyorum.
Yedi cüceler burada ama,
Ondan yardım talebimi görmezden geldi,
Ve ellerini boynuma dolayıp, gülümsedi...
Gözyaşlarımı silmekten bile acizim,
Nefesimi bile kontrol edemezken, bayılıverdim,
Bu dünyadan solup gitmek üzereyim, o yüzden çabuk olup yanıma gel.
Nedenini sorma çünkü cevaplayamam.
Aşktan daha fazla nefreti topladım üzerimde.
Çok yakında gerçekten yok mu olacağım ?
Hayatımın kesilmeye başlayan sesi,
Tıpkı kızın yediği zehirli elma gibi,
Uykuya dalıyor.
Lütfen, beni öpücüğünle uyandırmanı istiyorum,
Kalbimin sesi hepinize ulaşıyor mu acaba ?
Sadece merdivenleri tırmanıp kapıyı açabilirsen,
Beni orada bulabilirsin. Ah..
Lütfen, beni öpücüğünle uyandırmanı istiyorum,
Ve çıkart beni bu içinde uyuduğum beyaz tabuttan.
Delici nefretin oldukça dramatik gözüküyor.
Ama ne kadar dua etsemde farketmiyor, sen prensim hala burada değilsin.
Tamamen solup gitmeden önce...
STOP NAGGING ME
Dırdır etmeyi kes! x7
Ellerini yıkadın mı ?
Dırdır etmeyi kes!
Boğazını gargara yaptın mı ?
Dırdır etmeyi kes!
Yüzünü yıkadın mı ?
Dırdır etmeyi kes!
Dişlerini fırçaladın mı ?
Dırdır etmeyi kes!
Ödevlerini bitirdin mi ?
Dırdır etmeyi kes!
Mazeretin var mı ?
Dırdır etmeyi kes!
Neden pes etmiyorsun?
Dırdır etmeyi kes!
Senin için imkansız değil mi ?
Dırdır etmeyi kes!
Hepiniz dırdır etmeyi kesin!
Yaptığım herşeyde hata arıyorsun.
Şikayet etmende sorun yok,
Ama,haksız olduğunu düşünmüyor musun?
Nasıl hissettiğim hiç umrunda değil.
Tek istediğin kendini tatmin etmek.
Stresini bu şekilde attığın için mutlusun.
"Ben" demek senin için ne anlama geliyor?
Dırdır etmeyi kes! x8
"Daha ne kadar uyuyacaksın?"
Dırdır etmeyi kes!
"Rüya falan mı görüyorsun ?"
Dırdır etmeyi kes!
"Hala anlamadın mı ?"
Dırdır etmeyi kes!
"Aptal mısın nesin sen?"
Dırdır etmeyi kes!
"Ne zaman elinden geleni yapacaksın?"
Dırdır etmeyi kes!
"Yapman gerekeni yaptın mı ?"
Dırdır etmeyi kes!
"Daha nereye kadar kaçacaksın ?"
Dırdır etmeyi kes!
"Gerçeklerle yüzleşmelisin,tamam mı?"
Dırdır etmeyi kes!
Şikayet edip mızmızlanman sorun değil,
Seni hayal kırıklığına uğratacağım.
Her zaman ağlayıp depresyona giriyorsun.
Sen çok MÜKEMMELSİN değil mi?
Sen herkesin seni övmesini istiyorsun değil mi ?
Çok fazla şey istiyorsun değil mi?
Sana istediğin şekilde muamele edeceğim.
Ama bu hiç içten olmayacak!
Hepiniz dırdır etmeyi kesin!
Her zaman arkamdan şikayet edip duruyorsun!
Kes şunu ve kağıda yaz tüm şikayetlerini!
Ne kadar sefil , acınası , zavallı birisin!
Ne demek istediğini anladım.
Ama , kendi hatalarını unutmuyor musun ?
Eminim unutmuşsundur,
Ama benimde duygularım var!
Dırdır etmeyi kes! x8
Dırdır etmeyi kes! x8
TAILOR
Enbizaka'nın köşesinde bir terzi dükkanının sahibi genç bir kadın varmış.
Yetenekli ve iyi birisiydi, oturduğu şehirde epey popülerdi.
Aklında her zaman sevdiği kişiyle konuşmak vardı,
"O bana benzemesine rağmen, asla evine dönmez"
Ama işime odaklanmalıyım,
Bir elimle makası tutuyorum.
Bu dikiş makası annemin bana bir hatırasıydı.
Daha da keskinleştirirsen, daha iyi keser.
Bugün şehir yine her zamanki gibi,
Her gün sakin ve huzurlu geçiyor.
Onu ana caddede gördüm, kimdi yanındaki o kadın?
Kırmızı bir kimono giyiyordu. O kadınla mutlu gibi gözüküyordu.
Onları izlemeye dayanamadım. Hemen ayrıldım o yerden.
Ama işime odaklanmalıyım,
Bir elimle makası tutuyorum.
Yanaklarım gözyaşlarımla ıslandı,
Ve önümdeki kimonoyu dikmek için uğraştım.
Şehir insanları nedense huzursuz gözüküyorlar,
Birisi suç işlemiş gibi gözüküyor.
Onu bugün köprüde gördüm, kimdi yanındaki o kadın?
Çökmüş gibi gözüküyordu.
Başını yanındaki kadının güzel saçlarına yasladı,
Üzerindeki obi çok güzel gözüküyordu. 
Ah, sanırım öyle bir kadın zevkini karşılar.
Ama işime odaklanmalıyım,
Bir elimle makası tutuyorum.
Gözlerim şişmiş bir halde,
Obiyi dikmek için uğraştım.
Şehirde kaos hakim olmaya başladı,
Yine bir suç işlenmiş gibi gözüküyor.
Onu bugün toka dükkanının önünde gördüm, kimdi yanındaki o kadın?
O genç kadına sarı bir toka aldı.
Ne yaptığını zannediyor? Gerçekten gelişigüzel davranıyor.
Ama işime odaklanmalıyım,
Bir elimle makası tutuyorum.
Çok garip, makasım hep bu renkte miydi?
Bugün de çok çalıştım,
Sonunda işimi bitirdim.
Eğer gelip beni görmezsen,
O zaman ben sana gelirim.
Kırmızı kimono,
Yeşil obi,
Sarı tokayı saçıma taktım.
Senin zevkini karşılayacak bir kadın oldum.
Nasıl oldum? Güzel değil miyim?
Bugün şehre karmaşa hakim,
Bu sefer bir adam öldürüldü.
Tüm ailesi bir kişi tarafından öldürüldü.
Buna rağmen, oyunculuğu korkunçtu,
"Selam, tanıştığımıza memnun oldum." dedi,
Sanki onun için bir yabancıydım, sanki onun için bir yabancıydım.
Ama işime odaklanmalıyım,
Bir elimle makası tutuyorum.
Makasım kırmızıyla lekelendi,
Daha da keskinleştirirsen, daha iyi keser.






Bu şarkı Enbizaka şehrinde terzi dükkanı bulunan Kayou Sudo(LUKA) ile ilgilidir. Onun tek düşündüğü şey sevdiği adamdır.
Onu kırmızı bir kimono giyen bir kadınla görür ve kadını terzi makasıyla öldürüp kimonosunu alır.
Daha sonra onu yeşil bir obi giyen kadınla görür ve önceki kadınla aynı şeyleri yapıp obisini alır.Aynı şeyleri sarı toka giyen kadınada yapar.
Öldürdüğü kadınlardan aldığı eşyalarla kendine elbise diker ve onun zevkini karşılayacak bir kadın olmaya çalışır.
Ama ona gittiğinde, o Kayou'yu tanımaz bile. O 3 kadın, karısı ve kızlarıymış meğer ve terziyle görüştüğünde onu tanımaz. 
Buna sinirlenen terzi onuda öldürür ve işine geri döner...
                                           KEMU A TALE OF SIX TRILLION YEARS AND NIGHT

İsimsiz çağdaki bir köyde,
İsimsiz bir gencin,
Kimselerin bilmediği,
Bir peri masalı vardı.
O doğduğundan beri,
Nefret edilip şeytanın çocuğu dendi.
Bedeni çok fazla işkence gördü.
Üzücü hiçbir şey olmamasına rağmen,
Elimden tutup götürdün beni,
Küçük yanan gün batımına.
Bilmiyorum,bilmiyorum hiçbir şey bilmiyorum,
Ne azarlama sonrasında şefkati,
Ne de yağmur sonrası sıcacık bir eli.
Ama cidden,cidden,cidden donuk hissediyorum.
Ölemiyorum,ölemiyorum neden ölemiyorum ?
Tek bir rüya dahi göremiyorum.
Ve kimselerin bilmediği peri masalı,
Gün batımının içine yutulup kayboluyor.
Her gün şiddet için fırsat kollayıp,
Küçümseyen gözlerle bakıyorsunuz,
Sense o gözlerce farkedilmeden,
Orada bekliyordun.
Konuşmamıza izin vermeseler bile,
"Adını öğrenmek istiyorum."
Üzgünüm, benim bir adım ya da dilim yok.
Bana ait bir yer olmasa bile,
"Haydi birlikte eve gidelim."
Diyerek elimden tutup götürdün.
Bilmiyorum,bilmiyorum hiçbir şey bilmiyorum,
Artık ne çocuksun,
Ne de sıcak bir ele yabancı.
Ama cidden,cidden,cidden bu doğru.
Durmayacaksın,durmayacaksın neden durmayacaksın ?
Yakalanıp öldürülsek dahi,
Yağmurdan sonra biz iki nefret edilen çocuk,
Gün batımı tarafından yutulup kaybolacağız.
Gün sona erip gece ortaya çıkınca,
Oynamaktan yorulup yakalandık.
Bu dünyada sen ve ben dışında,
Herkes kaybolsa çok güzel olur.
Bilmiyorum,bilmiyorum duyduğum bu sesi,
Sen ve ben dışında tüm insanlık,
Karşı koymaksızın götürdüler bizi,
Ve gün batımı tarafından yutulup kaybolduk.
Bilmiyorum,bilmiyorum hiçbir şey bilmiyorum,
Ne şu andan itibaren ne olacağını ne de adını,
Ama şu an,şu an her şey yolunda.
Ben cidden,cidden,cidden buna inanıyorum.
Bilmiyorum,bilmiyorum.
Kulağımdaki bu çınlama,
Gün batımı tarafından yutulup kaybolucak.

THE GAME OF LIFE
İlk hayatımda , bıkkınlıkla doluydum.
İkinci hayatımda , izin verdiler tüm istediklerimi yapmama.
Üçüncü hayatımda , zehir gibiydi.
Dördüncü hayatım da , kör bir piyanisttim.
Beşinci hayatımda , bir feministtim.
Altıncı hayatımda , tamamen bozuktu.
Yedinci hayatımda , yastaki bir kadındım.
Sekizinci hayatımda , bir milyonerdim.
Bunların hepsi oynak tanrının oynadığı oyundu ,
İnsan hayatıyla.
Yürümekten başka çaremiz yoktu bu yolda.
Hayat oyunu sarmalar hepimizi,
Kontrol eder bizi görünmez iplerle.
Tanrı oyunu izler,
Ve fırlatır zarları....
Dokuzuncu hayatımda , bir mangakaydım.
Onuncu hayatımda , pedo-- olan bir öğretmendim.
Onbirinci hayatımda ,
Bakılmak için çok korkunçtum.
Bugün de bir başka gün,
Atılan zarla günümün belirlendiği.
Ve her gün tekrarlıyor kendini....
Sıkılınca kenara atıldığın bir hayat oyunu,
Her şey tanrının insafına kalmış.
Henüz insanlar bilmiyor ve herşeyde kaderi suçluyorlar.
Komik bir hikaye değil mi ?
İyi şans ve kötü şans,
Bunlar sadece altıda bir olasılık.
Ne bekliyor beni sıradaki numarada acaba ?
Hayat oyunu sarmalar hepimizi,
Kontrol eder bizi görünmez iplerle.
Tanrı oyunu izler,
Ve fırlatır zarları....
Sırıtarak , fırlatır zarları
Hile ,düzenbazlık , hiç pişmanlık duymaz.
Ve insan bir tanrı gibi ibadet ederler ona.
Ahh , ne kadar komik!
Ahh , ne kadar komik...
TRICK AND TREAT
Derine,derine ormanın derinliklerine gel,çok tatlı bir ses çağırıyor seni.
Hadi,hadi daha derine gitmelisin .
Çabuk,çabuk kaçabileceğin kadar hızlı kaçmalısın karanlıktan.
Hadi,hadi çok eğlenceli olacak, başlayalım oyunumuza artık!
Bu tarçın çubuğu harika bir sihirli bir asadır.
Bu tatlı şurubun içinde boğulduğunu hayal et.
Tatlı rüyaların içinde tüm kederini unutacaksın.
Bu büyük kubbenin altında,al bir tane ve uykuya dal.
Serapların içinde kaybolman yeterli.
Eğer gözlerini açarsan,daha fazla zevk alamazsın.
Adımına dikkat et,peşimden ayrılma.
Çoktan vazgeçtin artık geriye dönemezsin,bana aitsin.
Bazen çift taraflı bıçaktaki ışıltı yanıp sönüyor.
Günahsız aşk diye bir şey yoktur,hem de hiç bir yerde.
Göz bandımdaki bir delikten,asla görmemem gereken bir şeyi gördüm.
Mumun gölgesi giderek büyüdü gözlerimin önünde.
Oh seni yaramaz çocuk,bu kadar erken uyanmaya nasıl cesaret edebilirsin?
Göz bandın açıldıysa, onun yerine seni kör edebilir miyim?
Hadi, gülümse,tatlı yüzünü görelim.
Ama hala uykuya ihtiyacın var,hadi geri dönelim bu geceki oyunumuza.
"Hey,versene.."
Neden korkak bir fare gibi titriyorsun önümde?
Sana biraz süt getirdim çünkü seni evinde hissettiriyor değil mi?
Burası benim malikanem,içeri gel sıcacıktır burası.
Cebindeki şeyleri vermen yeterli olacaktır,
Ver onu bana,çabuk ol,hemen ver şunu.
Sen seçim hakkını kaybettin.
Şu şekerleri ye,bunlar seni kandırmamıza yarayacak.
Ver onu bana,çabuk ol,hemen ver şunu.
TRIPLE BAKA
Bilgisayarımın başında uyandım bugün,
Günaydın!
Bazı zamanlar,
Uykulu hissediyorum.
Ben meşgulken , sizin çekici sözleriniz
Beni ayartmış olmalı!
"Sen cidden aptalsın."
"Ben gerçekten haklandım!"
Oraya bunu yapmak için gitmedim,
Ve ne yapacağımı bilmiyordum.
İyi bir çözüm üretmek yerine,
Hemen pes ettim.
Aptal , Aptal , Aptal!!
Seni bu kadar motive eden şey ne ?
Bilinmeyen dünyalara uçuyorum,
Bıraktığın umutlara..
Aptal , Aptal , Aptal!!
Çok fazla dikkat çekecek şeye sahip değil misin ?
Ağlamak,
Gülmek,
Ve sinirlenmek...
Hepsini ben hallederim!!
Onları kendi renklerimle boyayacağım!!
Yaratıcı düşünceler asla kalp kırmaz...
Herkes öyle demişti ama çoktan kırıldı.
"Hey. öyle bir şey olmadı!!"
Sadece düzelmem gerekiyor, ve bana bak...
Motivasyonumla akıyorum ,
Tıpkı bir kum saati gibi.
Rastgele şeyler yaptım,
Ama bir şeyler eksik gibi görünüyordu.
Bulmaya çalıştım ama,
Tamamen tükendim!!
Aptal , Aptal , Aptal!!
Bu beni ektiğin anlamına geliyor.
Umrunda olmadığımı düşünmek çok kötü!!
Eğer denersek , mutlu olabiliriz!!
Sende mutlu olabilirsin, en azından.
Aptal , Aptal , Aptal!!
Yapmak zorunda olduğun herşeyi unut!
Şarkı söylemek,
Dans etmek,
Resim çizmek,
Ve konuşmak...
Sana göndereceğim hepsini.
Hepsi benim hatrım için!!
Aptal , Aptal , Aptal!!
Seni bu kadar motive eden şey ne ?
Bilinmeyen dünyalara uçuyorum,
Bıraktığın umutlara..
Aptal , Aptal , Aptal!!
Çok fazla dikkat çekecek şeye sahip değil misin ?
Ağlamak,
Gülmek,
Ve sinirlenmek...
Hepsini ben hallederim!!
Aptal , Aptal , Aptal!!
Bu beni ektiğin anlamına geliyor.
Umrunda olmadığımı düşünmek çok kötü!!
Eğer denersek , mutlu olabiliriz!!
Sende mutlu olabilirsin, en azından.
Aptal , Aptal , Aptal!!
Yapmak zorunda olduğun herşeyi unut!
Şarkı söylemek,
Dans etmek,
Resim çizmek,
Ve konuşmak...
Sana göndereceğim hepsini.
Onları kendi renklerimle boyayacağım!!
TWILIGHT NIGHT
Evime nasıl geri dönebilirim?
Alkışlar durana kadar, asla bitmeyecek...
Bir kız ürkütücü ormanda tek başınaydı,
Kayıp olmuş gibi görünüyordu
Köylü: "Birisi...birisi yok mu burada?"
Kahya: "Tek başına ne yapıyorsun , hava kararıyor."
Hizmetçi: "Haydi,içeri gel,sana çay servis edelim!"
Oyuncak İkizler:"Hoşgeldin!!Şarkı söyleyelim!!Ve çıldıralım biraz!!"
Bayan: "Dışarısı hala karanlık!"
Leydi: "Bu çok tehlikeli!"
Efendi: "Cidden , sabah olana kadar-"
"Haydi katıl bize , dans edip , şarkı söyleyelim!"
Kahya: "Şimdi , acele etmeliyiz..."
Hizmetçi: "Hazırlık yapmak için!"
Oyuncak İkizler:"Tamam.Kısa bir prova yapalım-Parti verelim özgüürce!!"
Set , kostümler , makyaj ,
Tüm küçük detaylar senaryoya göre!
Doldurun şarapları , kadeh kaldıralım,
Ve başlayalım!
Bu gece,tek bir göz kırpma,tek bir nefes,tek bir adım herşey doğru olmak zorunda!
Aşırı mükemmelikle birlikte , çılgın gösterimiz devam ediyor! Ve..
"Mükemmel""...Daha fazla!" "Dayanamıyorum!" "...Daha fazla!"
"Çok şaşırdım!" "Daha fazla , öv beni , daha fazla!!"
Sonu gelmez alkışlar için hazır mısın  ,
Yankıları ulaşıyor mu ruhuna ?
Ziyafet bitip gün sona erdiğinde...
Hizmetçi: "Oh,uh! Nereye gitti o..."
Oyuncak Oğlan : "O kız..."
Oyuncak Kız : "Yok HİÇBİRYERDE.."
"Gitti...!Gitti mi ?! Gitti , gitti!"
Leydi : "Hey, şunu duydun mu?"
Efendi : "Garip , bir davul sesi mi..?"
Kahya: " Ama nereden geliyor olabilir ?"
Oyuncak İkizler: "Uyan!! Düşünelim!! Sende katıl bize!!"
Hizmetçi: "Oh! Ne oldu burada?"
Kahya: "Sonraki sayfa..."
Oyuncak İkizler: "Yok burada!!"
Leydi: "Peki , kim çalmış olabilir bunu ?"
Oyuncak İkizler: "Çok Kötü?! Çok Kötü!! AHaHhaHaahaHa!!!!"
Efendi : "Sonraki sayfa olmazsa..."
Bayan :"İlerleyemeyiz!!"
Oyuncak İkizler: "Tamam!! Millet,Millet! Arayalım sayfayı!!"
Ama kim yapmış olabilir... Ne maksatla...?
Geleceğin sayfasını kim çaldı ?
Herkes...Herkes olabilir!!
Herkes çok şüpheli!!
Gecenin ilerleyen saatlerinde , oyun sürerken,
Saatin kolları zamanı geride bıraktı..
Zaman geçmiyor ancak katliam araçları;
"Gerçek" sen nerede ..? Ve..
Sıradaki sayfa,gerçek son,
Birşey eksik olmalı orada...
Eğer ne olduğunu anlayamazsak,
O zaman oturalım ve dişlilerin dönmesine izin verelim!
Kahya: "Kayıp sayfa..."
Köylü: "Bu sivri saat kolu..."
Hizmetçi: "Nerede olabilir ?"
Köylü: "Bu zaman geçirmek için mi,yoksa..?"
Oyuncak Oğlan: "Acele et,Acele!!"
Köylü: "Aşağıdaki sırlara.."
Efendi: "Bu yol mu, yoksa bu mu?"
Köylü: "Sesin kaynağına doğru..."
Oyuncak Kız: "Hey , yerin üzerinde..."
Köylü: "Tabutun içinde.."
Oyuncak İkizler: "Bu çok gölgeli bir mektup!"
Leydi: " Kız taşımıştı bu...!"
Köylü: "Kullanmaya mecburmuyum bunları...?"
Bayan: " Ne vardı mektubun içinde...?"
Köylü: "Doğru yol bu mu ?"
Oyuncak İkizler: "Yavaşca aç..."
Köylü : "Cevaplarım bunun içinde mi..?"
"Mükemmel boyutlarda bir beyaz sayfa!!"
Köylü: "Buuuuldum seni!"
Zaman ilerledikçe , oyun gelirleri,
ve çılgın saatler değişmiş gözüküyor.
Mükemmelliğimizle birlikte,
Çılgın sona gidebiliriz!! Ve..
"İnanılmaz!" Daha fazla! "Yeterince alamadım!"Daha fazla!
"Çok şaşırdım!" Gecemi gerçeğe dönüştür!
Uzun zamandır beklenen son bizden önceymiş!
Kalbin hazır mı buna?
Köylü: "Hayır!Bekle...! Dikkatli ol , tamam mı ?"
"Zaman "düzgün" ilerlemiyor!"
"Sonraki sayfa kayıp..."
"Çünkü mektup gerçek sondu!"
Sonunda,zaman geçerken,oyun sürerken,
ve uzaklaştığınızda sondan,
Oyuncular,sahne her şey geride kalır;
Beyaz sayfa boyanmış kötüce,gördün mü? Herşeyden sonra..
Boş sayfa hiç alkışlanmayacak..O zaman..!
Şimdi farketmelisin,biz zamanın dışında kaldık!
Ve burası bizim SON'umuz..
Bir başka geceye kadar!
WITCH
Haydi dinleyin şu üzücü hikayeyi,
Mendilinizi getirmeyi de unutmayın.
Uzak bir ülkede bir cadı varmış
Ve o cadı prense aşık olmuş
Mutlulukla o kadar zaman harcamışlardı ki,
Unutmuşlardı zaman durduran büyüsünü cadının.
Çarmıha gerilmiş , gökyüzüne bakıyorum
(Tövbe et ! Tövbe et !)
Dua edenlerin sesleri silinirken
Sadakati hiçliğe karıştı.

Eğer bu aşka kara büyü dersen
(Tövbe et ! Tövbe et !)
O zaman yakacaktır nefretimin alevleri heryeri!
(Ölümün ağırlığını üstümüze çöküyor!)
Bak şu gökyüzüne ,
Unutma sakın adaletin alevlerini!
Uzak bir ülkede bir cadı varmış
Ve o kandırmış prensi.
Onun çekici büyüsüne yakalandıkları için,
Eğlence zamanı sona ermiş.
Bir şeytana sesleniyor,çarmıha gerilmişken
(Tövbe et ! Tövbe et !)
Onun uğursuz büyüsünü söylemeden önce,
Erdemi dönüştü ahlaksızlığa.
Eğer yargılayacaksanız bu kara büyü suçunu
(Şimdi herşey)
Kutsal ateş ile yakın onu !
(Çıktı doğru yoldan)
Boş kafalı insanların aptallığı,
(Tövbe et ! Tövbe et !)
Batan güneşin kızılı yanmaya devam ediyor.
(Ölümün ağırlığını üstümüze çöküyor!)
Mutlulukla o kadar zaman harcamışlardı ki,
Unutmuşlardı zaman durduran büyüsünü cadının.
Çarmıha gerilmiş , gökyüzüne bakıyorum
(Tövbe et ! Tövbe et !)
Dua edenlerin sesleri silinirken,
Sadakati hiçliğe karıştı.
Eğer bu aşka kara büyü dersen
(Şimdi her şey)
O zaman yakacaktır nefretimin alevleri heryeri!
(Çıktı doğru yoldan)
Yanan alevler gibi kızıl olan,
(Tövbe et ! Tövbe et !)
Kan gözyaşlarının sebebini unutma !
(Ölümün ağırlığını üstümüze çöküyor!)
WORLD'S END DANCEHALL
akayla karışık sınır hattında,
Merdivenlerin biraz ötesinde,
Burada hiç güzel bir şey yok değil mi ?
Onun yerine ellerini tutabilir miyim ?
Tamamen tökezlediğin korkunç bir dans,
Dans eder misin benimle bu sunağın üstünde ?
Eminim insanların gözleri kamaşıcak,
Ne dersin ? Tam burada!
Tiz sesler dolduruyor tüm odayı.
İğrenç anlamlar dönüp duruyor etrafta.
Elbette tek bir iyi şey bile yok burada.
O zaman hadi çığlık atalım tüm gücümüzle !
"Anlam kısa ifadelerde yatıyor,
İnsanların senden nefret etmesinin nedenini,
Hala arıyorum,arıyorum,
Ama bir türlü bulamıyorum.
Utangaç olmana rağmen kızıyorsun,
Gözlerin hüzünle bakarken gülüyorsun,
Bu tür şeyler hiç komik değil!"
Adım adım, dans edelim mi ?
Bir iki, dünyanın tam köşesinde,
Dünyanın sonunun baş döndürücü hissiyle,
Eğlen zıvanadan çıkana kadar!
Bu histe yakında yok olacak gibi görünüyor!
Son anına kadar koruyalım bu hissi!
Dö-dönüyoruz dö-dönüyoruz,
Dünyayla birlikte dönüyoruz.
Bu oda yalnızca yanındakiler için,
Son trene doğru bir yarış,
"Burada hiç güzel bir şey yok ama,
Ellerini tutmama ne dersin ?"
Ben her zaman biraz sıradışıydım,
Bunun kaderin bir şakası olduğuna inanıyorum.
Tamamen tökezlediğin korkunç bir dans,
Boşver görmezden gelelim bir aptal gibi!
"Tekrarlayıp duran sıkıcı aktivitelerin anlamını,
İleri doğru yürümemizin tek nedenini,
Hala arıyorum,arıyorum,
Ama bir türlü bulamıyorum.
Dans etmeyi denediğin üzücü zamanlar,
Ağlamak ve gülmek istediğin zamanlar,
Tüm bu bencilce isteklerinden bıktım!
Pop müziğin duygularından şarkı yapalım mı?
Dünya baş aşağı dönmeden önce,
Lütfen dinle kalbimin dikkat çekici sesini,
Henüz unutmadım onu.
Oh ne muhteşem bir manzara bu böyle!
Burada gördüğüm bu manzara,
Birazcık bile değişemez.
Sadece sürüneceğim bu ölü zeminde.
Adım adım , dans edelim mi ?
Bir iki, dünyanın tam köşesinde,
Dünyanın sonunun baş döndürücü hissiyle,
Eğlen zıvanadan çıkana kadar!
Bu histe yakında yok olacak gibi görünüyor,
Son anına kadar koruyalım bu hissi!
"Elveda! Kendine iyi bak."
Ben dünyanın sonunu söyleyece----
THE WORLD IS MINE
Ben dünyanın bir numaralı prensesiyim.
Beni memnun etmek için ne yapman gerektiğini bilmelisin
Tamam mı?
Birincisi, saçımı yaptırdığımda bunu farketmelisin.
İkincisi, yeni bir çift ayakkabı giydiğimde bunu farketmen gerek,tamam mı?
Üçüncüsü, söylediğim her şeyi 3 kelimeyle yanıtla
Anladıysan eğer , sağ elim boşta tut onu!
Hayır,aslında o kadar bencilce davranmıyorum
Sadece çok güzel olduğumu düşünmeni istiyorum...gerçekten
Ben dünyanın bir numaralı prensesiyim.
Sakın unutma tamam mı?
Beni bekletemezsin!
Sen benim kim olduğumu zannediyorsun?
Artık gidip tatlı birşeyler yemek istiyorum.
Hemen şimdi!
Benim hatam mı? Sevimli bir hata diyelim.
Şikayet etmeyeceğimi biliyor olmalısın.
Tamam mı? Duydun mu beni ? Cidden..
Oh , ve birde masallardaki gibi beyaz bir atın olmalı,
Ve gelip almalısın beni.
Anladıysan eğer, diz çök ve beni prensesim diye çağır,
Hayır,aslında o kadar bencilce davranmıyorum
Ve beni biraz azarlayabilirsin , sadece biraz..
Senim bir numaralı prensimsin..
Sakın unutma tamam mı?
İkimizin de eli boşta şimdi,
Benim suskun ve duygusuz prensim,
Neden , neden daha çabuk farketmiyorsun ?
Cidden hiç anlamıyorsun , hem de hiç!
Üstüne çilekle birlikte pasta,
En iyi malzemelerle yapılmış bir puding,
İstiyorum,istiyorum hepsini ama kendimi tutmalıyım!
Lütfen bencil olduğumu düşünme.
Denersem inan ki başarabilirim!
Söylediklerine pişman olucaksın!
Tabi ki! Çünkü ben...
Ben dünyanın bir numaralı prensesiyim.
Gitmeden önce bana bakmak istemez misin?
Beni aniden tutup kendine çektin , bu da ne?
"Dikkatli olmazsan yaralanabilirsin ." deyip döndün,
Ama bence sen daha tehlikelisin
FROM Y TO Y
Yürümeye başladın ve bana arkanı döndün,
Hiçbir sözünü değiştirmeden...
Zihnim bulanıyor ve bir çocuk gibi ağlıyorum.
Gitme, gitme tamam mı?
Yürümeye başladım ve arkamı sana döndüm,
Gözyaşlarım akmadan önce gitmeliyim.
Mutluluktan nefret ediyormuşum gibi numara yaparken,
Daha iyi rol yapıp ideal geleceğime yol almalıyım,
Geleceğime...
Dileğimi geri alamam,
Dileğimi...
Bu küçük tek odada biraz rahatlamış hissediyorum.
Kalbimdeki çatlak büyüyor gibi görünüyor
O bir saniyelik anda hissettim,
Yanında kalmak istiyordum...
Dileğim bu olsa bile izin verilmeyeceği bir dünyada mıyım acaba ?
Tek bir yalan söylesem bile,
Bu gözyaşlarına sebep olacak.
Sayamayacağım kadar fazla günah işledim.
Elini tutan kişiydim,
Senin yanında nazikçe yaşamaya çalışan kişiydim.
Sınırlı hafızan ve zamanında,
Bugünden bir şey alıp geçmişe koyduğun gibi,
Benim görünüşümüde koymuştun oraya.
Hafızanda mutlaka silinmiş olmalıyım.
Bir daha geri dönemeyecek miyiz ?
Bu bir başlangıç mı ? Yoksa son mu ?
Geniş yatağımda uyuduğum gece hala bitmedi,
Yine tek başıma rüyaya dalıyorum,
Senin hafızanı takip eden bir rüya.
Sayamayacağım kadar fazla günah işledim.
Elini tutan kişiydim,
Senin yanında nazikçe yaşamaya çalışan kişiydim.
Bu günahları yalnızlığın acısıyla telafi edeceğim,
O yüzden bırak hafızanda nazikçe kalayım.
Değişmeyen hislerimizle yeniden buluşmamızı diliyorum,
O zaman el ele gideceğimiz,
O zamana kadar, "Görüşürüz".